UEFA Avrupa Ligi’ne görkemli Marsilya galibiyeti ile başlayan Beşiktaş, genel performansıyla bu sezon taraftarına daha belirgin hayaller kurdurmaya başlamıştı. Zor kura olarak nitelendirilen serüvende, iki takımın son form durumları düşünüldüğünde gayet oynanabilir bir rakipti Hoffenheim. Teknik direktör İtaliano, her ne kadar Trabzonspor maçını sonra düşüneceklerini söylese de, özellikle Salih Özcan’ın kulübede başlaması iki maçın birlikte düşünüldüğünün göstergesiydi. Alman ekibi, Beşiktaş savunmasının hatalarından faydalanarak tehditkâr pozisyonlar bulsa da, Beşiktaş ilk yarıda rakibinden aşağı kalmadı. Kale isabetini sağlayamadı ama ön alan oyunu ve rakip ceza sahasına girişlerde rakibinin önündeydi. Tabii Vlahovic’in yokluğu ve Orkun’un devre arasında çıkması, en azından yenilmeme fikrini oluşturabilirdi. Ancak beraberlik düşüncesi ne İtaliano’yu ne futbolcuları kesmediği için ön alan baskısını ve rakip alana çıkış cesaretini yine göstererek çok kritik 3 puanı hak ederek aldılar. Gecenin görünen kahramanı ise Oh oldu. Güney Koreli’nin bugünkü performansının faydası, asıl sezon içerisinde anlaşılacak. Takımın önemli bir parçası olduğunu yeniden hissetti.
BERABERLİĞİ BİLMİYOR
Siyah-beyazlıların başında asla pes etmeyen, beraberliği skordan saymayan ve Avrupa’da daha önce iki kez final oynamış çılgın bir teknik adam var. Vlahovic, Trossard elbette büyük transferler ama şüphesiz en büyük transfer Vincenzo italiano. Bu sezon 15. maçına çıkan İtalyan Hoca; 12 galibiyet, 3 mağlubiyet aldı. Dedim ya; beraberliği skordan saymıyor. İtaliano, “Kaybetmeyi göze almadan kazanamazsın” felsefesini her maç siyah-beyazlıların zihnine işliyor.
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin