1968 Aralık ayında, Apolo 8 Ay’ın etrafında dolanırken astronot William Anders, herhangi bir konuşmadan daha etkileyici olacak bir fotoğraf çekti: Ay ufkundan yükselen Dünya. Yarım yüzyıldan fazla bir süre sonra Artemis 2 bu mirası devralıyor ve Dünya bir kez daha Ay’ın karanlık yüzünden doğuyormuş gibi görünüyor.

Anders’ın fotoğrafı çalkantılı bir dünyaya ulaşmıştı. ABD, Martin Luther King Jr. ve Robert F. Kennedy suikastları, ırk ayaklanmaları ve Vietnam Savaşı ile parçalanmış bir toplum yaşıyordu. Artemis 2’nin görüntüsü de benzer şekilde çalkantılı bir dönemde geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü ve Orta Doğu’ya yayılma riski taşıyan savaş, Ukrayna’daki çatışma ve Avrupa’da NATO’nun birliğini zorlayan bölünmeler bu dönemin arka planını oluşturuyor.

Anders’ın fotoğrafı bir tür ahlaki duraklama etkisi yaratmıştı. Şimdi, Dünya’dan 400.000 kilometre uzakta, hiçbir sınırın Donbas’ı, ideolojileri ya da ırkları ayırmadığını yeniden hatırlıyoruz. Sadece karanlıkta süzülen mavi bir küre… Belki de bu yüzden hem o eski fotoğraf hem de şimdi çekilen görüntü aynı anda hem etkileyici hem de rahatsız edici geliyor.

Apolo 8, Ay’ın etrafında 10 tur attı ve bu turlardan birinde Anders, Dünya’nın parlak mavisini uzayın karanlığına karşı yakaladı. Ön plandaki gri ve ıssız Ay yüzeyiyle bu kontrast daha da belirgindi. Anders dönüşte şöyle demişti: “Buraya Ay’ı keşfetmek için geldik ama aslında Dünya’yı keşfettik.”

Artemis 2’nin fotoğrafında ise yine soluk mavi bir Dünya, Avustralya ve Okyanusya üzerinde dönen parlak beyaz bulutlarla birlikte, kraterlerle dolu Ay yüzeyinin arkasında batarken görülüyor.

NASA Bilim Misyonları Direktörlüğü’nden Dr. Nicky Fox, “Astronotlarımız gelecek nesillere ilham verecek bilimsel açıdan zengin ve olağanüstü görüntüler getirdi” dedi.

Astronotlar Ay çevresindeki gözlemlerini paylaştı. Çarpma kraterlerini, eski lav akıntılarını ve yüzeydeki çatlakları belgelediler. Ayrıca renk, parlaklık ve doku farklarını incelediler. Ay yüzeyine çarpan altı meteor ışığını gözlemlediler. Altı saat boyunca insan gözünün daha önce görmediği görüntüler kaydedildi.

Astronot Christina Koch, Ay yüzeyinden yükselen ve elektrostatik kuvvetlerle havada süzülen ince toz parçacıklarını gözlemlediğini söyledi. Koch ve pilot Victor Glover, Ay’ın arka tarafından geçtikten sonra Dünya’nın parlaklığının uzay aracının camlarına yansıdığını belirtti. Glover, “O kadar parlaktı ki sanki oraya ait değil gibiydi” dedi.

Koch, Ay’ın “ışığı emen bir sünger gibi” davrandığını ve Dünya görüş alanına girdiğinde “aydınlandığını” ifade etti.

Astronotlar ayrıca Ay’ın göründüğü kadar gri olmadığını, kahverengi tonlara da sahip olduğunu belirtti. Glover bunu “Büyük Kanyon’daki katmanları görmek gibi” diye tanımladı.

Görüntüler arasında etkileyici bir Güneş tutulması da bulunuyor. Ay, Güneş’i tamamen örterek 54 dakika süren tam tutulma oluşturdu. Bu sayede normalde Güneş’in parlaklığı nedeniyle görülemeyen dış atmosfer (korona) incelenebildi.

Yüksek çözünürlüklü görüntülerde Ay’ın jeolojik yapıları detaylı şekilde gözlemlendi. Ayrıca Oriental havzasındaki iki küçük kraterin “Integrity” ve “Carroll” olarak adlandırılması önerildi. Bu isimlerin biri Orion uzay aracına, diğeri ise komutan Reid Wiseman’ın 2020’de hayatını kaybeden eşine ithaf edildi.

Astronotlar artık Dünya’ya dönmüş durumda. Ay’ın yerçekimini bir “sapan” gibi kullanarak dönüş yoluna girdiler ve Pasifik Okyanusu’na iniş yapmaları planlanıyor.

Görev sırasında ayrıca Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotlarla ilk kez bir Ay görevi ile uzay istasyonu arasında doğrudan radyo bağlantısı kuruldu. Glover, Orion’da en büyük zorluğun dar alan olduğunu belirtti.

Koch ise Dünya’nın etrafındaki “yoğun karanlığı” daha net gördüğünü ve bunun gezegeni daha da özel kıldığını söyledi.

Trump’tan Artemis II astronotlarına telefon: Sorular kısa süreli sessizliğe yol açtı