Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde (TİEM) ziyarete açılan sergi, Turgut'un kişisel yaşamını, entelektüel birikimini ve kültürel katkılarını ilk kez bütüncül bir yaklaşımla gün yüzüne çıkararak, mimari çizimlerden geleneksel giysilere, kişisel eşyalardan aile belgelerine ve arkeolojik objelere uzanan 140 eseri ziyaretçiyle buluşturuyor.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Leyla Asım Turgut'un Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde hem mimari hem de sporcu yönüyle farklı bir kimliği olduğunu söyledi. Yazgı, "Eserlerden 135'i daha önce hiç kimse tarafından görülmemiş özel eserler" ifadesini kullandı. Turgut'un birçok kadına ilham olduğuna dikkat çeken Yazgı, onun Osmanlı kültürü içerisinde yetişmiş ciddi bir koleksiyoner ve arşivci olduğunu vurguladı. Ayrıca, Turgut'un koleksiyonunu başta Türk ve İslam Eserleri Müzesi olmak üzere birçok müzeye bağışladığı belirtildi.

Sergide Turgut'un bağışladığı eserlere yer verildiği aktarıldı. Yazgı, serginin Anadolu'nun kültürel mirasına sahip çıkma amacını taşıdığını ifade etti. İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin de serginin sadece bir yaşam öyküsünü değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu anlattığını belirtti.

Leyla Asım Turgut, 1911 yılında Osmanlı Devleti'nin son Hariciye Nazırı Mustafa Asım Turgut ile Viyana'nın bilim ve sanat çevrelerinden Letta hanımın kızı olarak dünyaya geldi. Mimar, milli yüzücü, koleksiyoner ve arşivci kimliği ile çok yönlü bir kültür insanı olarak tarihte öne çıktı. Turgut, yüzme yarışmalarına katılmanın yanı sıra uzun yıllar mimarlık yaptı.

Sergi, Turgut'un 1890'lardan 1980'lere uzanan özel koleksiyonunu sergiliyor. Ziyaretçileri Hariciye Nezareti Konağı'ndan başlayarak Leyla Hanım'ın Viyana'daki eğitim yıllarına, mimarlık ve koleksiyonculuk faaliyetlerine uzanan bir yolculuğa davet ediyor. Sergi, 1 Eylül'e kadar görülebilecek.