Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere havalanan ve içerisinde Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad'ın da bulunduğu Falcon 50 tipi jetin, düşmesine ilişkin soru işaretleri devam ediyor. "Kaza mı, sabotaj mı?" sorusunu gündeme taşıyan olayın nedenlerine ilişkin haberglobal.com'a açıklamalarda bulunan STRASAM Direktörü Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, çok çarpıcı bilgiler verirken, "Düşen uçakta 3 motor var ve her motorun jeneratörüyle birlikte toplam 3 jeneratör bulunuyor. Dolayısıyla üç jeneratörün aynı anda devre dışı kalması doğal olarak soru işareti yaratıyor" dedi. İşte şüpheli kazaya ilişkin Fazla'nın anlattıkları...

ARIZA AYNI ANDA MI?
“Düşen uçak saat 20:17'de kalkış yapıyor. Saat 20.33'e kadar herhangi bir sıkıntı yok. Kalkıştan sonra 32 bin 475 feet yüksekliğe ulaşılıyor. Uçak, normalde 34 bin feet civarında seyir irtifasına oturması beklenirken, genel elektrik arızası yaşanıyor. Ancak uçakta bir jeneratör devre dışı kalsa bile diğer iki jeneratör, çapraz besleme ile temel sistemleri desteklemeye devam eder. İki jeneratör devreden çıksa, azalan kapasiteyle de olsa uçağın elektrik sistemi bir süre çalışır. Ancak üç jeneratörün aynı anda devre dışı kalması halinde uçak, pratikte yalnızca batarya beslemesine kalır.”

Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad, kaza sonrasını yaşamını kaybetti.

SORU İŞARETLERİ NELER?
“Düşen uçağın model ve sistemleri hakkında genel bir tarama yaptım. Şimdiye kadar 17 olay buldum, bizimkiyle birlikte 18’inci olay gibi duruyor. Bu vakalar iniş takımlarında sorun, kokpitten duman gibi sorunlar. Uçak güvenilirliğiyle biliniyor. Düşen uçakta 3 motor var ve her motorun jeneratörüyle birlikte toplam 3 jeneratör bulunuyor. Dolayısıyla üç jeneratörün aynı anda devre dışı kalması doğal olarak soru işareti yaratıyor. Öte yandan, uçağın kitabında ve kontrol listesinde '3 jeneratörün devreden çıkabileceği' ihtimal ve acil durum prosedürü bulunuyor; pilotlara iki kez reset yani yeniden devreye alma deneme hakkı veriliyor. Büyük ihtimalle pilotlar da bunu yapmaya çalışmışlardır.”

EKSİK Mİ SÖYLEDİLER?
“Flightradar’daki çizelgeye dayanarak şunları diyebilirim. Uçak 33.200’den sonra tırmanamıyor, geriye dönmeye başlıyor. Sürat 700 km/saat bandında seyrederken, sürat bir anda 830 km/saat seviyelerine çıkıyor; ya uçak bir dönem kontrolsüz kaldı, ya da pilotlar durumu düzeltmek için gaz kollarını tam açıp bir şeyleri toparlamaya çalıştı. Sonrasında sürat tekrar aşağı çekiliyor. O safhada Ankara ile temas kuruluyor ve 'genel elektrik arızası var' deniyor; ancak konuşmalarda acil durumu daha da netleştiren, 'şu sistemler tamamen kapandı' gibi detaylı bir tarif geçmiyor.”

BATARYA ESKİ MİYDİ?
“Bu tür bir arızada jeneratörler devre dışıysa kokpitteki ekranların anlamı kalmaz çünkü ekranlar kapkara olabilir. Pilotun uçağı kullanabilmesi için, motor göstergelerinin bir kısmı hariç, devreye girebilecek temel yedek enstrüman olarak yedek durum cayrosu vardır; fakat bu da 'tam güvenilir' diyeceğiniz bir alet değildir. Motorlar çalışıyor olabilir ama elektrik yoksa, nihayetinde bataryaya kalırsınız. Batarya yepyeniyse yaz şartlarında yaklaşık 55 dakika, kış şartlarında 40 dakika konuşulur; eski batarya ise pratikte 30 dakika bandına kadar iner.”

KRİZİ YÖNETEMEDİLER Mİ?
“Uçuşun gece olması işi zorlaştırıyor. Üstelik soğuk hava ve buzlanma ihtimali varsa, uçağın buzlanma ve ısıtma sistemlerinin devrede kalması gerekir; bu sistemlerin her biri bataryaya ek yük bindirir. Arıza 20:33’te başlıyor; uçak bu arızanın ardından 20:36’da telsiz temasını kaybediyor. Bu tablo, bataryanın ömrünün bittiği ve kokpitin adeta zifiri karanlık kaldığı ihtimalini akla getiriyor; zifiri karanlıkta ciddi bir his yanılması yaşanabilir ve pilotlar o kritik dakikalarda krizi yönetememiş olabilirler.”

Hüseyin Fazla: "Bulut içindeyseniz, yağışlı bir gündeyseniz ve görüş yoksa, dışarıda hiçbir şey görmezsiniz. Durum cayrosu da dengesiz bir gösterim veriyorsa, 'anormal duruma' girmiş bir uçakta pilotlar neyi nasıl düzelteceklerini bilemeyebilir. Böyle bir durumda uçak döne döne yere vurmuş olabilir."

SABOTAJ MI?
“Sabotaj meselesine gelirsek: Dışarıdan bir müdahaleden ziyade, sistemin kendi içinde dönen bir mekanizmanın tetiklenmesi gibi bir ihtimal akla gelebilir. Hatta sinyalleri devre dışı bırakacak bir sistem teorik olarak mümkün. Senaryoların sonu yok ama şunu unutmayalım: Uçağı yapan üretici '3 jeneratör devreden çıkabilir' diye prosedür yazmış. Gündüz şartlarında belki gelip inerlerdi. Kötü hava ve gecenin birleşmesi işi çok zorlaştırır.”