Küresel ısınmanın etkisiyle aşırı sıcaklar, orman yangınları ve şiddetli seller daha sık yaşanıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın El Nino gibi doğal iklim olaylarıyla birleşmesinin sel ve kuraklık riskini daha da artırdığına dikkat çekiyor. İspanya, Fransa ve Kanada'daki büyük yangınlar ile Pakistan'daki yıkıcı seller, tehlikenin artık geleceğe ilişkin bir senaryo olmadığını gösteriyor. Bilim insanları, aşırı hava olaylarının kitlesel gıda kıtlığına ve çatışmalara kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ısınma, kavurucu sıcaklar, orman yangınları ve şiddetli seller... Dünya, şimdiye kadar yalnızca kitaplarda ve filmlerde görülen türden büyük iklim felaketlerinin eşiğinde mi? Uzmanlar, atmosferdeki sıcaklık artışının yol açabileceği yıkıcı sonuçlara dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre fosil yakıtların kullanımıyla atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu sıcaklık artışı, aşırı hava olaylarının riskini giderek artırıyor. Bir uzman, binlerce haber ve modeli incelediğini belirterek, kendisini asıl endişelendiren durumun "gerçekten feci, mega boyutta aşırı hava olaylarına doğru ilerliyor olma ihtimalimiz" olduğunu söyledi. Uzman, milyonlarca insanın hayatını tehdit edebilecek sıcak hava dalgaları ile şehirleri sular altında bırakabilecek tropikal fırtınalara dikkat çekti.
Uzmanlara göre okyanusları ve atmosferi ısıtan doğal El Nino etkisi, küresel ısınmayla birleştiğinde dünyanın farklı bölgelerinde sel ve kuraklık riskini katlayarak artırıyor. Bir uzman, "Uzun vadeli bir ısınma trendimiz var ve bu durum birçok büyük tehlikenin riskini artırıyor. Büyük bir El Nino ise bunun üzerine adeta bir ünlem işareti koyuyor; dünyanın farklı bölgelerinde şiddetli sel veya şiddetli kuraklık riskini ciddi şekilde tetikliyor" dedi.
İspanya, Fransa ve Kanada'daki büyük orman yangınlarından Pakistan'ın üçte birini sular altında bırakan sellere kadar aşırı hava olaylarının artık çok daha kısa aralıklarla yaşandığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu olayların gelecekte ortaya çıkabilecek senaryolar değil, zaten bugün yaşanan gerçeklikler olduğuna dikkat çekiyor.
Bir uzman, toplumun aşırı hava olaylarına giderek alışmasının tehlikesine dikkat çekerek, durumu "kaynayan sudaki kurbağa sendromu" ile tanımladı. Uzman, "Her mevsim bu tür olayların yaşanmasına, kuzey ve güney yarımküredeki yangın sezonlarının üst üste binmesine alışırsak, gerçekten dikkat kesilip harekete geçmemiz gerektiğinde bunu fark edebilecek miyiz bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
Bilim insanları, aşırı hava olaylarının yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı kalmayacağı uyarısında bulunuyor. Şiddetli sıcaklıklar, kuraklıklar ve sellerin kitlesel gıda kıtlığına yol açabileceği, bunun da dünya genelinde sosyal ve siyasi gerilimleri artırarak yeni çatışmaları tetikleyebileceği belirtiliyor.




