Nurdoğan A. ERGÜN
[email protected]

Küresel ticaret rotala­rının ve tedarik zin­cirlerinin yeniden şe­killendiği bu dönemde, Baltık coğrafyası kritik bir bölge hali­ne geliyor. Baltık ülkeleri, sade­ce kendi pazar ölçeğiyle değil, Avrupa Birliği ve İskandinavya coğrafyasına sunduğu stratejik erişim imkânlarıyla Türk yatı­rımcıları için kritik bir cazibe merkezine dönüşüyor. Geliş­miş dijital altyapısı, cazip ser­best bölge teşvikleri, nitelikli ve rekabetçi iş gücü maliyetle­rinin yanı sıra AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekaniz­ması (SKDM) ve karayolu ko­taları gibi korumacılık engelle­rini aşma imkânı sunan Litvan­ya, Letonya ve Estonya, yüksek teknolojiden savunma sana­yine, yeşil enerjiden lojistik ve depolamaya kadar pek çok stra­tejik sektörde güvenli ve sürdü­rülebilir bir yatırım üssü niteli­ği taşıyor. Türkiye’nin Vilnius Büyükelçisi Esra Topçu ve Riga Büyükelçisi Ahmet Cemil Mi­roğlu’nun değerlendirmeleri, Litvanya ve Letonya’nın barın­dırdıkları stratejik değerle AB pazarına girişte kilit rol oyna­dığını ortaya koyuyor. Avrupa Birliği’nin artan korumacılık politikaları, SKDM ve karayolu kotaları karşısında Baltık ülke­leri, gelişmiş dijital altyapıları, serbest ekonomi bölgeleri, uy­gun maliyetli ve eğitimli iş güç­leriyle Türk şirketlerine “Made in Europe” ve İskandinavya pa­zarına doğrudan erişim imkânı sunuyor. Büyükelçilerin ortak mesajında, Litvanya ve Leton­ya’nın sıfıra yakın bürokratik engelleri ve Türkiye’ye duyulan güçlü siyasi güvenle en doğru yatırım adreslerinden biri ol­duğu ifade edildi. Türk şirket­lerinin Baltıklarda sadece “mal satan ihracatçı” konumun­da kalmaması gerektiğine işa­ret eden Büyükelçiler, bölgede ortak üretim, stratejik depola­ma, montaj ve bölgesel dağıtım odaklı tesisler kurmanın Türk markalarının Avrupa pazarın­daki kalıcılığını, rekabet gücü­nü ve vergi avantajlarını garan­ti altına alacak en kritik hamle olacağına dikkat çekti.

Litvanya’da pazara giriş için 2027 fırsat olacak

Türkiye’nin Vilnius Büyü­kelçisi Esra Topçu, Baltık ül­kesi Litvanya’nın nüfus ölçe­ğinin ötesinde taşıdığı strate­jik değere dikkat çekerek Türk yatırımcılarını ve iş dünyası­nı bölgedeki fırsatları değer­lendirmeye çağırdı. Büyükel­çi Topçu, Litvanya’nın Avrupa Birliği (AB) pazarına geçişte kritik bir eşik olduğunu vurgu­layarak, özellikle yüksek tekno­loji, yeşil enerji, savunma sana­yii ve lojistik alanlarında ortak yatırım potansiyeli olduğunu belirtti. İki ülke arasındaki ti­cari ilişkilerin son derece den­geli ilerlediğini belirten Büyü­kelçi Topçu, ticaret hacminin 2022’den bu yana 1 milyar dolar eşiğini aşarak geçtiğimiz yıl 1,1 milyar dolara ulaştığını hatır­lattı. Türkiye-Litvanya Karma Ekonomik ve Ticaret Komite­si (JETCO) toplantısında yeni hedeflerin belirlendiğini kay­deden Topçu, “Hedefimizi 1,5- 2 milyar dolar seviyesine çı­kardık. Mevcut ticarette çelik sektörü belkemiğini oluşturu­yor ancak bu ilişkiyi farklı sek­törlerle çeşitlendirmemiz şart” dedi. Litvanya’nın 2027 yılın­da AB Konsey Dönem Başkan­lığı’nı üstleneceğini hatırlatan Büyükelçi Esra Topçu, bu dö­nemde ülkede uluslararası öl­çekte birçok iş forumu, kon­ferans ve ticari etkinliğin dü­zenleneceğini belirtti. Türk şirketlerinin AB korumacılık politikaları ve Sınırda Karbon Düzenlemelerine (SKDM) kar­şı katma değerli ve düşük emis­yonlu üretim gücüyle Litvan­ya’da avantaj yakalayabileceği­ni vurgulayan Topçu, “Litvanya küçük bir ülke gibi görünebilir ancak stratejik değeri ve teş­vikleri çok yüksek. AB pazarına erişim, serbest ekonomi bölge­leri ve iş yapma kolaylığı açısın­dan önemli bir pencere. Hem Büyükelçilik hem de Ticaret Müşavirliği olarak temas kur­mak ve adım atmak isteyen tüm firmalarımızın yanındayız” ifa­delerini kullandı.

Letonya, Avrupa’ya açılan lojistik merkezi olabilir

Türkiye’nin Riga Büyükelçi­si Ahmet Cemil Miroğlu ise Le­tonya’nın yüzölçümü ve nüfus ölçeği itibarıyla küçük görün­mesine rağmen, gelişmiş dijital altyapısı, stratejik konumu ve sunduğu maliyet avantajlarıy­la Türk iş dünyası için önemli fırsatlar barındırdığını belirt­ti. Büyükelçi Miroğlu ve ticaret heyetinin değerlendirmelerin­de, Türk firmalarının Avrupa Birliği’nin korumacılık önlem­lerine karşı Letonya’yı bir üs olarak kullanabileceği vurgu­landı. Letonya’nın 1,8 milyon­luk nüfusuna rağmen Kuzey Avrupa ve İskandinav coğraf­yasına açılan güçlü bir pazar olduğunu belirten Miroğlu, iki ülke arasındaki ticaret hacmi­nin yaklaşık 440 milyon dolar seviyesinde ve karşılıklı olarak dengeli ilerlediğini belirterek, mevcut rakamların gerçek po­tansiyelin çok altında kaldığı­nı ifade etti. Miroğlu’na göre, planlanan Karma Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) toplantıları ve yeni hüküme­tin özel sektöre ön açan refor­mcu yaklaşımıyla ilk aşamada 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefleniyor. AB’nin karayolu kotaları ve SKDM kısıtlama­larına karşı Letonya’nın, Türk ihraç ürünleri için mükemmel bir depolama ve dağıtım üssü niteliğinde olduğunu söyleyen Miroğlu, “Letonya’da 3-4 dil bilen, üniversite mezunu, diji­tal çağa adapte iş gücünün net maaş bandı 1.400-1.500 euro civarında. İskandinavya’ya kı­yasla sağlanan bu yüzde 40-50 maliyet avantajı, depolama ve imalat yatırımlarında Türk ya­tırımcıya büyük kolaylık sağlı­yor” dedi.

Yatırımcılara sağlanan devlet desteği ve teşvikler

TC Ticaret Bakanlığı destekleri: Türk firmalarının Letonya ve Litvanya’da açacağı depo, showroom ve mağazaların kira giderlerinin %50’si 5 yıl boyunca devlet tarafından karşılanıyor.

Vergi muafiyetleri ve serbest ekonomi bölgeleri: Serbest ekonomi bölgelerinde en az 1 milyon euro sermaye ile imalat yatırımı yapan şirketler 10 yıl boyunca kurumlar vergisinden muaf tutuluyor, takip eden 6-7 yıl boyunca ise %50 indirimden yararlanıyor.

Küçük iletmeler ve stratejik hibeler: Cirosu 300 bin euro’ya kadar olan yeni şirketler ilk 2 yıl vergi ödemezken; savunma sanayii gibi stratejik alanlarda büyük ölçekli yatırımlar için müzakere usulüle %15- %20 oranında hibe imkânı sağlanabiliyor.

Hangi sektörlerde yatırım fırsatı bulunuyor?

Savunma sanayii:

Litvanya fırsat alanları: Bütçesinin %5,38’ini savunmaya ayıran ülkede, savunma teknolojileri ve bu alandaki startuplar hızla büyüyor. Letonya fırsat alanları: Bölgesel güvenlik en önemli gündem maddesi. NATO müttefikliği çerçevesinde acil ekipman ve modernizasyon ihtiyacı var.

Türk şirketleri için avantaj: Türk savunma sanayinin pratik, hızlı ve yüksek teknolojili çözümleri ikili ticaret hacmini katlama potansiyeli taşıyor.

Yeşil enerji ve dönüşüm:

Litvanya fırsat alanları: 2025’te Rus şebekesinden ayrılarak tamamen AB elektrik şebekesine bağlandı. Elektriğinin %70’e yakınını yeşil enerjiden karşılıyor.

Letonya fırsat alanları: Enerji bağımsızlığı, altyapı dönüşümü ve yenilenebilir enerji yatırımları devam ediyor.

Türk şirketleri için avantaj: Yenilenebilir enerji, GES/RES projeleri, altyapı ve şebeke modernizasyonunda ortak yatırım imkânları mevcut.

Yüksek teknoloji, fintech ve bilişim:

Litvanya fırsat alanları: 11,5 milyar euroluk startup ekosistemine sahip. Yapay zekâ, fintech, yazılım ve büyük veri odaklı Tech Valley projeleri yürütülüyor.

Letonya fırsat alanları: İleri seviye dijital altyapıya sahip; Baltık ve Kuzey Avrupa pazarlarına entegre dijital ağlar sunuyor.

Türk şirketleri için avantaj: Türk teknoparkları ve bilişim firmaları için ortak AR-GE, yazılım ihracatı ve FinTech hub ortaklıkları için uygun zemin bulunuyor.

Lojistik, depolama ve altyapı:

Litvanya fırsat alanları: Avrupa ile Baltıkları bağlayan Rail Baltica demiryolu projesi ihaleleri ve küresel Klaipėda Limanı bağlantıları öne çıkıyor.

Letonya fırsat alanları: İskandinavya ve Kuzey Avrupa’ya kıyasla %40-%50 daha ucuz depolama ve iş gücü maliyetine sahip.

Türk şirketleri için avantaj: AB karayolu kotalarını ve CBAM (Sınırda Karbon) engellerini aşmak için Baltıklar bölgesel dağıtım üssü (hub) olarak kullanılabilir.

Demir-çelik ve metal sanayii:

Litvanya fırsat alanları: Türkiye’nin yaptığı ithalatın %62’sini hurda metal oluşturuyor, ikili ticaretin belkemiği.

Letonya fırsat alanları: Türkiye’nin yaptığı ithalatın %50’sinden fazlasını hurda metal oluşturuyor.

Türk şirketleri için avantaj: Baltıklardan temin edilen hurda metal, Türkiye’deki elektrikli ark ocaklarında işlenip düşük karbon emisyonuyla vergisiz olarak yeniden AB pazarına ihraç ediliyor.

Biyoteknoloji ve yaşam bilimleri:

Litvanya fırsat alanları: Biyoteknoloji ve yaşam bilimlerine özel ihtisas sanayi parkları ve teknoloji vadileri bulunuyor. Letonya fırsat alanları: Sağlık teknolojileri ve araştırma merkezleri altyapısı gelişiyor. Türk şirketleri için avantaj: Bilişim Vadisi, üniversiteler ve teknoparklar düzeyinde ortak klinik, araştırma ve AR-GE projeleri yürütülebilir.

Turizm ve hizmet sektörü:

Litvanya fırsat alanları: Yılda 307 bin Litvanyalı Türkiye’yi ziyaret ediyor, THY haftalık 12 sefer düzenliyor. Letonya fırsat alanları: Türkiye’yi tercih edenlerin %87’si Antalya’ya gidiyor, yeni destinasyon arayışı sürüyor. Türk şirketleri için avantaj: Deniz-kum-güneş turizminin yanı sıra Kapadokya, İstanbul, Ege, kültür, sağlık ve gastronomi turizmini çeşitlendirme potansiyeli yüksek.