Kolayken zorlaşıyordu! | Bizim çok daha efektif olduğumuz 45’te Salah yıldızlaştı. 1 gol 1 asist dışında da oyunu ağırlıklı onun tarafından oynamaya gayret ettik. 3’te skoru bulup 7’de oyundan çıkmak zorunda kalan Onuachu devam edebilse, ilk yarı 2-0’da kalmazdı.

“47’deki golle zaten zor olmayan maç bitiverdi!” diye düşünüp notumu da almıştım. Yazının kalanı Salah değerlendirmesi olacaktı. “Buz gibi Tampere gecesinde, suni çimde, onsuz da kazanılması güç olmayan maçta, alternatiflerinden en az biri kulübede beklerken bu denli iştahı yüksek oynaması sadece iyi oyunculukla açıklanamaz. Paraya, statüye, prestije, gelecek kaygısına ihtiyacı olmayan birisi için büyük aidiyet göstergesi!” cümlelerini kuracaktım.

54’teki gol yazımın dizimini değiştirmeyecekti. Ancak 59’daki penaltı? Futbol öylesine sürprizlerle dolu ki... 12 dakikada maçın tüm gidişatı değişebilirdi. Sonrasında da birkaç pozisyonda etkili olan Onana, kurtardığı penaltıyla maçın elde tutulmasına katkı sundu. 55’te Salah, Beşiktaş maçı düşünülerek oyundan alınınca hücum gücümüz eksildi. Rakip bastırdıkça savunmak zorunda kaldık. Kalitemiz galibiyeti almaya yetti. Dju bulduğu iki golle maça damga vuran isimlerdendi. Seçenekleri geniş Trabzonspor’dan beklenen sadece ligde şampiyonluk mücadelesi değil. Konferans Ligi’ni camia önemsemeli. (Mehmet Ayan - Hürriyet)