Sosyal medyada paylaştığımız her içerik veriye dönüşüyor. Dijital ortamın en büyük sorunu ise veri ihlalleri. Bu veriler casusların eline geçebiliyor. Peki, veri güvenliği için ne yapılmalı? Detaylar CNN TÜRK ekibinden İlayda Karaca ve Alper Öztürk’ün haberinde.

Yapay zekâya bir soru soruyorsun. O soruyu cevaplamak için senden onlarca bilgi alıyor, bütün verileri topluyor… Teknoloji artık yapay zekâ ile birlikte çok tehlikeli boyutlara ulaştı. Adeta bir casus gibi takip edebiliyor.

Bilişim Uzmanı Ali Murat Kırık, “Artık casusların ülkenizin içerisine girmesine gerek yok. Dijital ortamda bu sanal medya mecraları ve yapay zekâ uygulamaları devreye girdikten sonra sizin her anınızı, verinizi kayıt altına alıyor.” ifadelerini kullandı. Kırık ayrıca, “Dijital ortamda siber saldırıları, bununla birlikte sanal medya mecralarını ve yapay zekâ uygulamalarını maalesef kullanıyorlar. Çünkü unutmayın: Eğer bir şey ücretsizse ürün sizsiniz. Ürün de sizin verileriniz oluyor.” dedi.

Toplanan verilerin büyük veri havuzlarında biriktirildiğini belirten Kırık, “Bu veriler yapay zekâ algoritmaları aracılığıyla analiz ediliyor. Burada ‘metadata’ dediğimiz veriler söz konusu. Düşünün; bugün bir uygulamayı kullanırken sizin konum bilgilerinize çok rahat erişim sağlanıyor. Harita üzerinde nokta atışıyla işaretlenebiliyorsunuz.” şeklinde konuştu.

Sanal medyada bilgilere ulaşmak artık tek tıkla mümkün. Ancak dijital dünyaların en büyük sorunu veri ihlalleri. Sanal ağlar, İsrail’e ABD tarafından savaş operatörü olarak kullanılıyor ve kullanılan istihbarat türleri çeşitlilik gösteriyor.

Kırık konuyu şöyle detaylandırdı: “Ayetullah Ali Hamaney’in yerini nokta atışıyla tespit ettiler. Çünkü burada Mossad, CIA ve İsrail’de elektronik istihbaratı elinde bulunduran birim 8200 devreye girmiş oldu. İki çeşit istihbarat kullanıldı: HUMINT dediğimiz insan istihbaratı—küçük yaşlarda eğitilen Mossad ve CIA ajanları ülkelerin içine sızarak veri topluyor—ve SOMINT dediğimiz sanal medya istihbaratı. Bu veriler dijital ortamda toplanıyor.”

Uzman isim, “Eğer milli güvenliğimizi ve siber güvenliğimizi sağlamak istiyorsak, bu mecraların denetim altına alınması ve verilerin Türkiye sınırlarında tutulması gerekiyor. Aksi takdirde veriler Amerika’ya veya İsrail’e akıyorsa, milli güvenlik adına bu mecraların kapatılması kritik bir rol oynayabilir.” dedi.