Kanarya adası açıklarında ‘United S’ adlı gemide yakalanan 10 ton kokaine ilişkin Çetin Gören dahil 11 kişi tutuklandı. Gören’in talimatıyla Honduras’ta ‘Copa Maritime Co’ adlı bir şirket kurulduğu, ‘United S’ gemisinin bu şirket adına kaydedilerek, Brezilya’dan kokain seferine çıkarıldığı ileri sürülüyor. Türkiye, Gören’i 2020’deki Bataklık Operasyonu’ndan tanıyor. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Cumhuriyet tarihinin uyuşturucu ve suç gelirleriyle ilgili önemli bir operasyonudur. Bu büyüklükte bir operasyon bugüne kadar olmadı” diye övündüğü ‘Bataklık’ta Gören ve ‘Türk Escobar’ Nejat Daş dahil, 35 kişi tutuklanmıştı.

Güney Afrika’dan gelen not
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre Bataklık Operasyonu, 2019’da Güney Afrika İçişleri Müşavirliği’nden gönderilen bilgi notuyla başladı. Notta şu ifadeler yer alıyor: “Çetin Gören’in uyuşturucu ticaretini ihtiva eden suç örgütünün lideri olarak bilindiği; en az 15.000 kilogram kokain ticareti yaptığı; 2012’de 883.000 Euro’nun ikametinde ele geçirildiği; yüksek miktarlı harcamaların sebebini ve kaynağını açıklayamadığı; sahte Bulgar pasaportu ve ehliyeti kullandığı; 2007’de Brezilya’da tutuklandığı; 2010’da cezaevinden geçici izinle ayrılmasına rağmen geri dönmediği; kırmızı bülten çıkarıldığı; Antalya’da otel sahibi olduğu; Antalya veya İstanbul’da bulunması ve sahte kimlik kullanmasının muhtemel olduğu; 60 milyon Euro’sunun Gaziantep’te banka kasalarında bulunduğuna dair duyumların olduğu…

Türkiye, kırmızı bültenle aranan Gören’in ülkemizde olduğunu Güney Afrika’dan gelen bilgi notuyla öğreniyor. Başsavcılık, bu bilgi notu üzerine 3 Aralık 2019’da soruşturma açıyor. Bataklık Operasyonu, 30 Haziran 2020’de yapılıyor. İddianame 24 Haziran 2021’de çıkıyor. Gören ve Daş, örgüt kurucusu ve lideri olmakla suçlanıyor.

Brezilya’da üç yıl yattı
Gören, Kolombiyalı kartellerin yardımıyla Peru’ya geçiyor. Ve kokain ticaretini bu ülkede sürdürüyor. Brezilya kırmızı bülten çıkarsa da ‘Padişah’ı yakalayamıyor. Gören, 2012 yılında Güney Amerika’dan muz ve ananas yüklü gemilerle Avrupa’ya uyuşturucu gönderiyor. Ekvador’un Guayaquil limanında 3.668 kilogram ve Peru’nun Paita limanında 1.686 kilogram kokain ele geçiriliyor. Gören’in evinde yapılan aramada, yakalanan muz konteynerine ilişkin e-posta yazışmaları ve 883.000 Euro bulunuyor.

Durdurulamıyor.
2014’te Kırşehir’de bir soruşturma açılıyor. 2016’da Hollanda’nın Anvers Limanı’na Kolombiya’dan gelen gemide 1.800 kilogram kokain ele geçirilince tutuklanıyor. ‘Kara para, sahtecilik, uyuşturucu ticareti, suç örgütü üyeliği ve silah bulundurmak’ suçlarından 12 yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Bir kırmızı bülten de Hollanda tarafından çıkarılıyor.

Gören, 2017’de ‘Varlık Barışı’ adı verilen kanundan yararlanarak, bütün servetiyle birlikte Türkiye’ye yerleşiyor. İddiaya göre 60 milyon Euro’sunu TIR şoförleri veya akrabaları aracılığıyla Türkiye’ye taşıyor.

Gören ve 72 sanık hakkında Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde suçtan kaynaklı malvarlığı değerlerini aklama, suç örgütü kurma ve bu örgüte üye olma suçlarından dava açılıyor. Gören, savunmasında, 2017’de Erdoğan’ın çağrısıyla servetini Türkiye’ye taşıdığını belirtirken, “Cumhurbaşkanımız 2015’te ‘Dışarı çık’ dediğinde biz çıktık dışarı.” diyor.

Gören ve diğer sanıklar 2022’de tahliye oldu. Mahkeme 24 Mayıs 2024’te beraate hükmetti. Ancak 20 ay sonra Gören ile kuzeni yeniden tutuklandı. Gören’e bir kez daha ‘suç örgütü kurma ve yönetme ile uyuşturucu ticareti ve ihracı’ suçlaması yöneltiliyor.

Yerlikaya yalanlandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 10 ton kokainin Türkiye ile ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor. Ancak Gören ve dokuz kişi gözaltına alındı. Gerçekten merak ediyorum. “Cumhuriyet tarihinin uyuşturucu ve suç gelirleriyle ilgili önemli bir operasyonu”ndan aklanan Gören, 10 ton uyuşturucudan da yakayı sıyırır mı?