Bulletin of the Atomic Scientists üyeleri, Cuma günü ilk değerlendirmelerini yaptıktan sonra sonuçlarını kamuoyuna duyurdu.
Bilim insanları, yıllık açıklamalarında nükleer savaş riski, iklim krizi, biyoteknolojinin kötüye kullanılma ihtimali ve yapay zekânın yeterli denetim olmaksızın giderek yaygınlaşmasını, insanlığın sona ne kadar yaklaştığını gösteren başlıca tehditler olarak sıraladı.
Geçen yıl Kıyamet Saati, gece yarısına 89 saniye kala olacak şekilde ayarlanmıştı.
Bilim insanları, nükleer silaha sahip ülkeleri kapsayan çatışmaların tırmanma riskine dikkat çekerek Rusya-Ukrayna savaşı, Mayıs ayında Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilim ve geçen yaz ABD ile İsrail’in saldırılarının ardından İran’ın nükleer silah geliştirme kapasitesine sahip olup olmadığına ilişkin belirsizlikleri örnek gösterdi.
Grubun bilim ve güvenlik kurulu başkanı Daniel Holz, uluslararası güven ve işbirliğinin hayati önem taşıdığını belirterek, “Dünya ‘biz ve onlar’ şeklinde, sıfır toplamlı bir yaklaşımla bölünürse, hepimizin kaybetme olasılığı artar,” dedi.
Açıklamada ayrıca küresel ısınmayla bağlantılı kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve sellerin altı çizilirken, ülkelerin iklim kriziyle mücadele için anlamlı anlaşmalar yapmaktaki başarısızlığına da dikkat çekildi. Bu kapsamda, Donald Trump’ın fosil yakıtları teşvik etmeye ve yenilenebilir enerji üretimini zayıflatmaya yönelik politikaları özellikle eleştirildi.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE GECE YARISINA 17 DAKİKA KALAYI GÖSTERİYORDU
1947’den bu yana bu sembolik saati kullanan grup, Kıyamet Saati ile insanlığın kendi sonunu getirme potansiyelini temsil ediyor. Soğuk Savaş’ın sona erdiği dönemde saat, gece yarısına 17 dakika kalayı gösteriyordu. Son yıllarda ise hızlı küresel değişimler nedeniyle dakikalar yerine saniyeler geri sayılıyor.
Grup, liderlerin ve ülkelerin varoluşsal risklerle mücadele etmek için birlikte hareket etmesi halinde Kıyamet Saati’nin geri alınabileceğini vurguladı.





