2015-2017 yılları arasında Galatasaray forması giyen ve attığı gollerle sarı-kırmızlı takıma önemli katkılar sağlayan Lukas Podolski, Mackolik Muhabiri İrem Ceyda Öztürk'ün röportaj konuğu oldu. Kariyerine 2021 yılında sözleşme imzaladığı Polonya ekiplerinden Gornik Zabrze ile devam eden tecrübeli forvet, Galatasaray - Atletico Madrid maçını değerlendirdi.
Zaman buldukça sarı-kırmızlı takımın maçlarını Rams Park'ta takip eden Lukas Podolski, "Birkaç hafta önce Galatasaray-Kasımpaşa maçı için buradaydım. Bazı meslektaşlarımla, kulüp çalışanlarıyla görüştüm. Burada olmak çok güzel; insanlarla buluşmak, çay içmek, güzel yemekler yemek ve bu Türk topluluğunun içinde olmak? Bu benim için her zaman çok özel bir şey." şeklinde konuştu.
"Tribünler galibiyetin anahtarı olacak"
Daha önce sarı-kırmızılı forma ile Atletico Madrid karşısına çıkan tecrübeli golcü, Galatasaray ? Atletico Madrid maçını değerlendirdi: "Galatasaray maçlarını takip ediyorum, bu benim takımım ve yarın onları destekleyeceğim. Galatasaray için çok büyük bir maç. Kazanırlarsa Atletico Madrid ile aynı puana ulaşacaklar ve Şampiyonlar Ligi'nde bir üst tura çıkma şansı elde edecekler. Rams Park'ta oynamak dünyadaki her takım için zordur. Stadyumun adeta yanacağından ve tribünlerdeki muhteşem atmosferin galibiyetin anahtarı olacağından eminim."
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki şansını değerlendiren sarı-kırmızılıların eski golcüsü Podolski, "Öncelikle bir sonraki aşamaya geçmeleri gerekiyor. Sonrasına o zaman bakmalıyız. Bence ana hedef Şampiyonlar Ligi'nde kalmak olmalı. Bence beklemedikleri bazı maçları kaybettiler ve bu durum tabloyu çok daha farklı bir hâle getirebilirdi. Belki bir şeyler eksik, bilmiyorum. Ama dışarıdan, taraftarlardan, herkesten beklenti daha fazlasını başarmaları yönündeydi. Atletico Madrid maçını kazandıktan sonra tabloya bakarsın ve ondan sonra her şey mümkün olabilir. Ama dediğim gibi, önemli olan Şampiyonlar Ligi'nden elenmemek. Bu ilk hedef. Ondan sonra da belki daha fazlası olur diye umut edelim." ifadelerinde bulundu.
"Okan Buruk'un yaptığı inanılmaz"
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk için değerlendirmelerde bulunan yıldız futbolcu, "İnsanlar bunu hep normal gibi görüyor ama bence bu şampiyonluğu almak da çok zor bir şey. Bu hoca hakkında konuşmak benim için zor çünkü hiçbir zaman benim hocam olmadı, onun yönetiminde oynamadım. Ama ligi üç kez üst üste kazanmak gerçekten inanılmaz bir şey, çok büyük bir başarı. Hatta en büyük rakibin bile bu şampiyonluğu 10 yıldan fazla süredir bekliyor. Ve daha önce de söylediğim gibi, ben her zaman sadece kaç kupa kazandığına bakmam. Bunun Türk insanı için, özellikle taraftarlar için önemli olduğunu biliyorum. Ama dediğim gibi, kulübün tamamı çok büyük bir adımlar attı. Yeni antrenman tesisleri var. Artık sanırım kombine bilet bile alamıyorsun, hepsi tükenmiş. Tüm localar satılmış durumda. Büyük sponsorlar kulübe katıldı. Osimhen gibi transferler yapabiliyorsun, Sane gibi transferler yapabiliyorsun. Yani demek istediğim şu: kulüp sadece sahada değil, her alanda ileriye doğru büyük bir adım attı." ifadelerini kullandı.
"En önemli transfer Osimhen'di"
Galatasaray'ın hücum hattında beğendiği oyunculardan bahseden Lukas Podolski, "Bence en büyük ve en önemli transfer Osimhen'di. Çünkü o sadece gol atmıyor; çok çalışıyor ve şunu hissediyorsun? Bu kulübü gerçekten seviyor, büyük bir tutkuyla oynuyor ve daha fazlası için aç. Galatasaray'ı seçmesine şaşırdım ve umarım onu uzun süre takımda tutabilirler. Tabii ki arkadaşım Sane de var; haftadan haftaya performansını giderek artırıyor. Ve biliyorsun, İlkay da orada." dedi.
"Icardi'nin kulüp için yaptıkları inanılmaz"
Galatasaray'ın 9 numaralı golcüsü Mauro Icardi hakkında değerlendirmelerde bulunan Lukas Podolski "Bence harika bir kariyeri var. Hagi'nin rekorunu kırdı ve kulübün bir efsanesi oldu. Başından itibaren kulüp için yaptıkları inanılmazdı. Golcü, şampiyonluklar kazandı ve her şey? Onun hakkında kötü bir şey bulamazsın. Taraftarlarla olan bağını görüyorsun. Bu her zaman çok önemli. İşte bu yüzden ben hep taraftarla olan bağın öneminden bahsediyorum. Oyuncuların gelip sadece antrenmana çıkıp, maça çıkıp sonra eve gitmesinden daha fazlasını vermeleri çok önemli. Bu, özellikle Türkiye'de futbol anlayışı için çok önemli. Onun ve daha birçok oyuncunun bu 90 dakikadan çok daha fazlasını verdiğini görüyorsun." dedi.





