Tam Boyutta Gör

Stellantis CEO'su Antonio Filosa, son yıllarda gündeme gelen 1.2 PureTech motor arızaları ve Takata hava yastığı mağduriyetleri için araç sahiplerinden kamuoyu önünde özür diledi. Le Parisien gazetesine verdiği röportajda konuşan deneyimli yönetici, yaşanan aksaklıkları kabul ederek araç kalitesini iyileştirmek amacıyla yeni yatırımlar yapacaklarını belirtti.

Özellikle yağ banyolu triger kayışına sahip 1.2 litrelik üç silindirli PureTech motorlarda yaşanan mekanik arızalar, hem sürücüler hem de markanın imajı açısından ciddi bir kriz oluşturmuştu. Bu motorlarda triger kayışının vaktinden önce yıpranıp parçalanması, dökülen kauçuk parçacıklarının yağ pompası süzgecini tıkaması, yağ basıncının düşmesi, aşırı yağ tüketimi ve sonuç olarak motorun kilitlenmesi gibi teknik problemler sürücülerin yoğun tepkisine yol açmıştı.

Tam Boyutta Gör

Müşterilerin karşılaştığı zorlukların farkında olduklarını belirten Filosa, grupta kalite sorunlarını tespit edip çözmekle görevli yaklaşık 50 özel ekibin devrede olduğunu açıkladı. Şirket, FaSTLAne 2030 stratejisi doğrultusunda 2028 yılına kadar tüm pazarlarda ve araç segmentlerinde sınıfının en üst kalite seviyesine ulaşmayı hedefliyor.

Tam Boyutta Gör

Takata hava yastığı krizi

Stellantis CEO'su açıklamasında motor arızalarının yanı sıra küresel çapta otomotiv sektörünü etkileyen Takata hava yastığı krizine de değindi. Güvenlik riski nedeniyle yüz binlerce aracını geri çağırmak zorunda kalan Stellantis, bu sorunla ilgili önemli bir yük üstlendi.

2024 yılında, grubun yaklaşık 8 milyon aracının Takata hava yastıkları nedeniyle risk altında olabileceği belirtiliyordu. Takata krizi ise yalnızca Stellantis'i değil, otomotiv sektörünün genelini etkileyen küresel bir sorun olarak öne çıkıyor.

Yeni nesil motorlar ve kalite yatırımları

Müşterilerden özür dileyen Filosa, Stellantis bünyesindeki araç ve motorların kalitesini artırmaya yönelik yatırımların kesintisiz devam edeceğini belirtti. Bu kapsamda triger zinciriyle üretilen üçüncü nesil 1.2 PureTech motorlarla birlikte geçmişte yaşanan kronik sorunların büyük ölçüde giderildiği ifade edildi.

Öte yandan Stellantis'in PureTech isminin yarattığı olumsuz algıyı geride bırakmaya çalışması da dikkat çekiyor. Şirketin yakın zamanda tanıttığı Turbo 100 motorunda PureTech adına yer vermemesi, bu yöndeki stratejisinin bir işareti olarak değerlendiriliyor.

Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı
kullanarak görüntüleyin: