Dr. Sinan Demirtürk’e göre yürütülen görüşmeler, kapsamlı bir barıştan ziyade savaşın kontrolden çıkmasını engellemeye yönelik “ön ateşkes” niteliği taşıyor. Sürecin amacı, çatışmanın şiddetini azaltmak ve küresel bir krize dönüşmesini önlemek. Masadaki bazı maddelerde ilerleme sağlanabileceği, ancak zor başlıkların ileri tarihe bırakılacağı belirtiliyor. Bu durum, kontrollü bir denge arayışı ve sınırlı bir umut olarak değerlendiriliyor.
Orta Doğu’da süren gerilimde ateşkes arayışları gündemdeki yerini korurken, TÜRPAV Başkanı Dr. Sinan Demirtürk sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Demirtürk, mevcut görüşmelerin kapsamlı bir barıştan ziyade çatışmayı kontrol altına alma amacı taşıdığını vurguladı. Demirtürk, yürütülen temasların geçmişteki kapsamlı müzakerelerden farklı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu, dediğim gibi bir ateşkes arayışı ilk önce. Bu, 2015’teki ya da 2009’daki benzer kapsamlı müzakere değil. Burada ne kalıcı bir çözüm var ne esaslı bir barış arayışı bugün itibarıyla var. Bu, savaşın kontrolden çıkmasını istemeyen bir kontrollü adım, kontrollü bir fren diye bunu tarif edebiliriz.”
Sürecin, savaşın şiddetini azaltmaya yönelik geçici bir mekanizma olduğuna dikkat çeken Demirtürk, şöyle devam etti:
“Bir anlamıyla savaşın yüksek yoğunluğunu durdurabilecek olan bir ön ateşkes gibi bunu tarif etmek istiyorum ve bu anlamıyla savaşın kontrolden çıkması engellenmiştir. Yani bu, İran’daki büyük yıkımın ve tahribatın ve Hürmüz’ün meydana getirebileceği büyük tahribatın engellenmesine yönelik önemli bir adım. Bu anlamıyla biz birkaç müzakere ve birkaç barış masası daha izleyebiliriz, zaman içerisinde görebiliriz.”
Mevcut sürecin “kontrollü kaosu sınırlayan” bir nitelik taşıdığını ifade eden Demirtürk, şu değerlendirmede bulundu:
“O bakımdan bu anlamda biz bunu kaosu sınırlayan, kontrolsüz kaosu ve savaşın büyümesini engelleyen ve dengeleyen bir ön ateşkes gibi okumak daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Bugünkü görüşmelerde bazı konuların, bazı maddelerin aşılarak geride bırakılması yani heybeye konulmasının da, aşılamayacak ihtilaflı konuların uzun vadeye bırakılmasının da önemli olduğunu düşünüyorum.”
Masadaki teknik detaylara da değinen Demirtürk, belirli başlıklarda ilerleme sağlanabileceğini ifade etti:
“Bence eldeki bu 10 madde diyebileceğimiz ortak metinlerin bir bölümünün kabulüne bugün şahit olabiliriz. Bu da geleceğe dair dengeli bir umudu beraberinde getirebilir. Savaşın daha da yayılması, İran’da sivil ölümlerinin daha da artması ve ABD-İsrail hava saldırısının dengesinin korunması…”
Savaşın kontrol altına alınmaya çalışıldığını vurgulayan Demirtürk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bence savaş kontrol altına alınmak isteniyor ve bu anlamıyla kaosun daha da büyümesi ve küresel bir etki meydana getirilmesi noktasında yeni bir denge arayışı ve bana göre bir ateşkes arayışı hâlâ. Tam ‘evet’ olarak bir ateşkes anlaşması değil, bir ön ateşkes protokolü diyebileceğimiz bir görüşme devam ediyor.




