TBMM, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidiyor. Artık istinaf ve temyiz yoluna başvuru ve incelemede, davanın açıldığı veya şikayet başvurusunun yapıldığı parasal sınırlar esas alınacak. Bu kapsamda, parasal sınırda meydana gelen artışlar, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Noterlik Kanunu'nda da değişiklikler yapıldı. Noterlere yönelik disiplin cezaları, eylemin niteliğine ve ağırlığına göre verilecek. Meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar hariç, ilk defa disiplin cezası verilmesi gereken fiil işleyen noterlere daha hafif cezalar uygulanabilecek. Ayrıca disiplin cezasını gerektiren eylemin öğrenilmesinden itibaren 3 yıl geçmişse disiplin soruşturması açılamayacak.

Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikle, suça teşebbüs ve kasten yaralama suçlarına yönelik hapis cezaları artırıldı. Suça teşebbüs halinde faile verilecek hapis cezasının alt ve üst sınırları yükseltildi. Ayrıca, kasten yaralama suçuna ilişkin cezalar da arttırıldı. Özellikle kadına karşı işlenen suçlarda verilen cezaların alt sınırları yükseltildi.

Kanunla tehdit suçuyla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanıyor. Tehdit suçunda verilecek hapis cezasının alt sınırı 2 ay olarak belirlenirken, silah kullanılarak yapılan tehditlerin cezası da artırıldı.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokanlara yönelik cezalar da artırıldı. Kara, deniz, hava veya demir yolu ulaşım araçlarını tehlikeli bir şekilde kullananlara verilecek hapis cezasının alt sınırı yükseltildi.

Ayrıca, açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlüler için denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilmeleri amacıyla yeni düzenlemeler yapıldı. İkinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlülere koşullu salıverilme imkanı tanınacak.

Son olarak, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da değişikliklere gidildi. Bu kapsamda, hukuki işlemlerin parasal sınırlarının uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınacak. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen bu düzenlemeler, kamuoyunda "10. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifi ile hayata geçirildi.