Michelin kardeşler 1900’lerin başında, aile şirketlerini batmaktan kurtarmak için lastik girişimini başlattıklarında bugün dünyanın en önemli gastronomi ödüllerinden birini yaratacaklarını elbette tahmin bile edemezlerdi.
Fransa’da toplasanız 3 bin araç var yok o yıllarda. Daha çok araç yollara düşmeli, daha çok lastik satılmalı. Michelin kardeşler önce harita, rotalar, benzin istasyonları, lastik değiştirme talimatları gibi seyahat edenlere pratik bilgiler veren bir rehber dağıtmaya başladı. Bir pazarlama stratejisi olarak ‘yol yapmaya değer’ restoranlardan oluşan rehberle ise ilk kez 1926’da Michelin yıldızlarını dağıtmaya başladı. Yıllar için de restoranlar ve şeflerin peşine düştüğü, ulaşılması zor yıldızlara dönüştü. Bugün 30’un üzerinde ülkede yayınlanıyor. 2022’de ise nihayet Türkiye’ye de geldi.
Bir ve üç arası yıldız verilen restoranların yanı sıra fiyat ve yemek kalitesi açısından değerlendirildiğin de denemeye değer olarak görülen restoranlar ise bibgourmand sıfatıyla rehberde yer alıyor. 2020’den bu yana ise sürdürülebilirliğiyle rol model olan restoranlara yeşil yıldız veriliyor. Ancak bugün geldiği noktada yıldız kazanmanın eskisi kadar büyük bir önemi olmadığı tartışmaları zaman zaman alevleniyor.
Restoranlara gelince… Yıldız almakla iş bitmiyor, bir de bu yıldızı korumaları gerekiyor. Bunun şefler üzerinde yarattığı baskı halihazırda, özellikle fine dining mutfaklarda çalışmanın stresini katlayarak artırıyor. Yıldızını kaybettiği için depresyona giren hatta dava açan şefler bile var. Bazı şefler yıldıza mesafeli. Bu baskıyı yaşamak istemeyen, değerlendirme kriterlerini şeffaf bulmayan, yıldız nedeniyle büyük beklentiyle gelen müşteri kitlesini restoranında görmek istemeyen şefler var. Hatta Güney Kore’de bir şef restoranına yıldız verildiği için dava açtı.
Tek iki yıldızlısı: Turk
Şef Fatih Tutak’ın restoranı Turk Fatih Tutak Türkiye’den iki yıldız almayı başaran tek restoran. Michelin rehberinde şöyle anlatılıyor: “Fatih Tutak, günlük olarak yerel üreticilerden gelen ürünleri ve yörenin mahsullerini sergileyerek Türk toprağına olan sevgisini ifade ediyor...”.
Urla’dan Vino Locale
Şef Ozan Kumbasar ve eşi Seray Kumbasar’ın kurduğu Urla’daki Vino Locale, Türkiye’deki bir Michelin yıldızlı restoranlar dan. Menüsü iki ayda bir değişen restoranın ayrıca yeşil yıldızı var. Seray Kumbasar 2023 yılındaki Michelin töreninde özel kategorilerden ‘En İyi Sommelier’ ödülünü alması şarap menüsü hakkında bir fikir verecektir.
Artık bir klasik: Mikla
Mehmet Gürs’ün kurduğu ve Türkiye’nin belki de en iyi restoranlarından. Artık başında Gürs olmasa da iki yıl üst üste yıldız almayı başardı. Yemeklerimiz öncesi servis edilen amuse bouche’lar konusun da oldukça cömert bir mekan. Tadım menüsü 6900 lira, yanından 6 kadehten oluşan yemeklerle uyumlu şaraplar içinse 6100 veya daha mütevazı şaraplardan oluşan 4200 liralık şarap setlerinden birini seçebilirsiniz.



