İstanbul'da oturan 67 yaşındaki Remezan Demiral, yıllar önce karaciğer yetmezliği yaşayan erkek kardeşine organ bağışladı. Demiral ailesi, aradan geçen yılların ardından benzer bir durumla karşı karşıya kaldı. Demiral'ın 24 yaşındaki kızı Şeyma Demiral'a yaklaşık 1 yıl önce son dönem böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Genç kadın hastalığı nedeniyle haftada birkaç kez diyaliz tedavisi görmek zorunda kaldı.
Bu süreçte aile, Şeyma Demiral'ın sağlığına kavuşabilmesi için uygun donör arayışına başladı. Baba ve kız, nakil için Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Kliniğine başvurdu. Yapılan tahlil ve tetkiklerin ardından genç kadın için en uygun vericinin babası Remezan Demiral olduğu belirlendi. Ancak Demiral'ın daha önce canlı verici olarak karaciğerinin bir kısmını bağışlamış olması nedeniyle süreç, doktorlar tarafından titizlikle değerlendirildi. Yapılan kapsamlı incelemelerin ardından nakil için herhangi bir engel olmadığı tespit edildi. Yaklaşık 2 hafta önce hastanede yapılan hazırlıkların ardından gerçekleştirilen operasyonla, Remezan Demiral'ın böbreği kızı Şeyma Demiral'a başarıyla nakledildi.
"Organ bağışı toplumsal bir ihtiyaçtır"
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Karaciğer Nakli Sorumlu Hekimi ve Genel Cerrahi İdari Sorumlusu Prof. Dr. Erdem Kınacı, Türkiye'de organ bağışının yetersiz olması nedeniyle nakillerin büyük bölümünün canlı vericilerden gerçekleştirildiğini söyledi. Hastanın verici adaylarının oldukça sınırlı olduğunu belirten Kınacı, organ bağışında bulunmanın tek başına yetmediğini, aynı zamanda vericinin tıbbi olarak uygun olması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Kınacı, hastanın verici adayı annesinin uygun olmadığını vurgulayarak, "Bunun üzerine babası üzerinden ilerlemek zorunda kaldık. Babasının özelliği de daha önce karaciğer vermiş bir hasta olmasıydı." dedi.
Operasyonun robotik cerrahi yöntemiyle gerçekleştirildiğini aktaran Kınacı, Türkiye'de kadavradan organ bağışı oranlarının düşük olduğuna işaret etti. Organ bağışının toplumsal bir ihtiyaç olduğunu ve hayati önem taşıdığını dile getiren Kınacı, "Özellikle karaciğerde son dönem yetmezlik olduğunda durum çok daha kritik hale geliyor. Dolayısıyla bu hastalar ciddi bir hayati riskle yaşamlarını sürdürüyor. Zamanında bir organa ulaşamazlarsa ne yazık ki hayatlarını kaybedebiliyorlar. Bu nedenle organ bağışı, özellikle de kadavradan organ bağışı, yani beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastanın organlarının bağışlanması ve yakınlarının buna rıza göstermesi toplumsal bir ihtiyaçtır. Hepimizin bir gün buna ihtiyacı olabilir."
"Bu, dünyada nadir gördüğümüz bir durum"
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Sorumlu Hekimi Op. Dr. İlyas Kudaş, babanın daha önce kardeşine karaciğer bağışladığını hatırlatarak, "Bu, dünyada nadir gördüğümüz bir durum. Bizim literatürde baktığımızda yaklaşık 13-14 vaka mevcut. Bir tanesinde biz, 20 yıl önce karaciğer donörü olan bir hastada, kızı için şu anda böbrek donörü olmuş bir babanın hikayesini, tedavisini gerçekleştirdik." dedi.
"Bir tane daha olsa bir tane daha veririm"
Remezan Demiral, yaşadıkları sürecin zorlu geçtiğini ancak nakil sonrası büyük bir mutluluk yaşadığını söyledi. Kızına böbrek vererek onun yeniden hayata tutunmasına katkı sağlamanın tarif edilemeyecek bir duygu olduğunu dile getiren Demiral, "Bir can ya... Bir canın kurtulmasına sebep olmuşsun. Öyle bir şey var mı? Bir tane daha olsa bir tane daha veririm. Hiç önemli değil, veririz, mutluyum, huzurluyum." ifadelerini kullandı. Şeyma Demiral ise şu anda durumunun iyi olduğunu belirterek, "Mutluyum, daha rahat, daha iyi hissediyorum." diye konuştu.





