2025’te yatırım araçları arasında kazançta zirveye açık ara gümüş yerleşti; yatırımcısına yüzde 174 getiri sağladı. Gümüşü, yüzde 109’luk artışla gram/TL altın izledi. Küresel piyasalarda ons altındaki yükselişe dolar/TL kurundaki primin de eklenmesi, altın yatırımcılarının kazancını artırdı. Borsa İstanbul yılı yüzde 15 getiriyle tamamlarken, döviz sepeti yüzde 29’luk yıllık kazanç sundu. Konut yatırımı yapanlar ise enflasyona karşı sınırlı da olsa koruma elde etmiş görünüyor. Merak edilen detayları Hürriyet yazarı Zeynel Balcı köşesinde kaleme aldı.
Yılın son haftasına giriliyor. 2025 ekonomi ve piyasalar açısından ilginç bir yıl oldu. Enflasyon (TÜFE) yılı muhtemelen yüzde 31 seviyelerinde kapatacak. Kriteri TÜİK’in açıkladığı enflasyon olarak aldığımızda Borsa İstanbul için kayıp bir yıl oldu. Yıllık getiri yüzde 15 seviyesinde. Reel olarak ise zararda. Dövizde sepet (Euro+dolar) yüzde 29 olurken dış piyasalardaki güçlü Euro’ya bağlı olarak Euro/TL kuru enflasyonun üzerinde getiri elde etti. Konuta yatırım yapanlar enflasyona karşı kısmen koruma sağlamış görünüyor. Faiz ve para fonlarının ise tam koruma sağladığını söylemek mümkün.
‘ALTIN YÜZLERİ GÜLDÜRDÜ’
2025 yılının kazanç şampiyonu açık ara gümüş oldu. Gümüş, “altın yılını yaşadı” desek yeridir. Gümüşü getiri listesinde gram altın takip etti. Dış piyasalarda ons fiyatındaki artışa dolar/TL kuru primi de eklenince altına yatırım yapanların yüzü güldü. 2025 gümüş, altın ve platinde rekorlar yılı olurken paladyum gibi değerli metaller de ciddi prim yaptı. ABD Başkanı Trump’ın tutarsız, istikrarsız ve günübirlik değişen söylemleri ABD doları ve tahvillerine ilgiyi azalttı. Kâğıtlar yerine reel varlıklara yatırım daha gözde oldu. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim süreci, dolardaki zayıflama, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının alımları altını hep gündemde tuttu. Bu durum gümüş ve kıymetli metaller için referans oluşturdu. Bir de gümüşe, enerji ve elektrikli otomobil sektörüne bağlı güçlü talebe karşılık yetersiz arz algısı eklenince, son 15 yılın en sert yükselişi geldi. 2011 yılından bu yana devam eden bir yatay seyir vardı. Bunun çıkışı da doğal olarak güçlü oldu.
BORSA İSTANBUL’UN POTANSİYELİ İYİ
İç piyasalara bakıldığında Borsa İstanbul, 2026 yılına primsiz ve nispeten ucuz bir görünüm ile başlıyor. BIST100 fiyat kazanç oranı ise 14 seviyelerinde. Bu açıdan ucuz değil, ancak pahalı olduğunu söylemek de zor. Şirket kârlarını törpüleyen enflasyon muhasebesi kalkacak olursa daha ucuz hale gelebilir. Borsa görünüm itibarıyla iyi bir potansiyel barındırıyor. Özellikle Mart 2025’ten itibaren siyasetin gölgesinde kalmıştı. Siyaset sınırlayıcı bir işlev gördü. Devam eden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde anayasa değişikliklerinin gündeme gelmesi olası. Bu açıdan siyaset hep takipte kalacak. TCMB’nin faiz kararları 2026’da da önemini koruyacak. Enflasyondaki düşüş ve buna bağlı olarak TCMB’nin faiz indirimlerinin devamı bekleniyor. Borsanın en ciddi rakibinin faiz olduğu savından hareketle bu durum, piyasalarda olumlu fiyatlamaya konu olacak.
DIŞ PİYASALAR YILA İYİMSER GİRİYOR
Dış piyasalar ise 2025’i mutlu kapattı. İyimserliğin kaynağında merkez bankalarının faiz indirimleri var. ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere Japonya hariç düşük faiz politikası hakim. Enflasyon düşüş eğiliminde. ABD’de ekonomik büyüme iyi. Aynı şeyleri yavaşlayan Euro Bölgesi için söylemek zor. Özellikle Çin rekabeti ve ABD Başkanı Trump’ın gümrük tarifelerinden olumsuz etkilendiler. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde “yapay zekâda geri kaldık, Avrupa’nın geleceğini tehlikeye attık” diyerek sebebini özetledi aslında. Euro/dolar paritesinde 1.20 önemli bir eşik olarak görülüyor.
BORSA GÜÇ KAYBEDİYOR
Borsa çıkış denemelerinin ardından gelen satışlarla zayıflıyor. İlk destekler 11.100 ve 11.000 seviyelerinde bulunurken ilk dirençler 11.400-11.480 noktalarında. Sonraki ve daha önemli dirençler 11.550 ve 11.605 seviyelerinde görülüyor. Yükselen takoz formasyonunun işlerlik kazanması olasılığının arttığı endekste, destek noktalarında tepki alımları görülse de güç kazanması zor.






