Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçe ve kesin hesap görüşmeleri tamamlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Afetin ilk gününden bu yana ne yapıldı ve sonuçta ne oldu? Ben size kitabın ortasından söyleyeyim. Deprem olunca 'işte şimdi bittiler' dediler. 'Bu enkazın altında kalırlar' dediler. 'Yapamazlar, bitiremezler' dediler. Ama hamdolsun işte bu arkadaşlarımla orada yaşayan 14 milyon afetzede kardeşimizle el ele verdik. Hamdolsun konutlarımızı bitirdik, teslim ettik. Orada 6 Şubat sabahı gözyaşları içerisinde evladını, çocuğunu, yakınını kaybeden annelerimizin, oradaki babalarımızın hüzünlerini bugün o teslim ettiğimiz, aralık ayında teslim edeceğimiz 500 bin konutla birlikte o hüznün yerini sevincin, o üzüntünün yerini kucaklaşmanın, kardeşliğin aldığını hep birlikte göreceğiz" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 yılı bütçesi ve kesin hesabının görüşmeleri tamamlandı. Milletvekillerin geneli üzerine konuşmalarının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Bakan Kurum, 6 Şubat depremlerine ilişkin gelen sorulara yönelik "İşin sonunda Recep Tayyip Erdoğan söz verdi, 23 yıldır olduğu gibi sözünü tuttu. Orada yapılan budur. Nokta" yanıtını vererek, şunları kaydetti: "Bugünkü toplantımız boyunca bazı milletvekillerimiz adalet ve saygı çerçevesinde hareket ettiler. Yapıcı eleştirileriyle bize yardım ettiklerini görürken, kimi vekillerimizin ise gerçekten hakkaniyetten uzak ifadeler kullandığını gördük. Özellikle de 6 Şubat depremlerinden sonra devlet, millet el ele vererek, yaralarımızı tamamen sardığımız bugünlere yakışmayan ifadeleri hakikaten burada hep birlikte üzüntüyle takip ettik.

Doğruları takip eden arkadaşlarımıza bize bugün burada 'muhalefet partisinden olmak her şeye muhalefet etmek değildir' hakikatini gösteren milletvekillerimize de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Depremi siyaset konusu yapmak, kaybedilen canların verdiği hüzne de, şu anda orada heyecanla yeni yuvalarına kavuşan insanlarımıza da, oradaki depremzede kardeşlerimize de hürmetsizliktir. Şu ana kadar teslim ettiğimiz 350 bin konutu bir ay sonra tamamlanacak 453 binden fazla konutuyla, iş yeriyle, sosyal donatısıyla teslim edilecek yuvaları yok sayan sözler, o eserleri inşa eden işte bu arkamda oturan gece, gündüz ailesinden, sevdiklerinden ayrı 200 bin mimarla, mühendisle, işçiyle gece, gündüz çalışan işçinin emeğine haksızlıktır, saygısızlıktır.

Afetin ilk gününden itibaren de biz bir taraftan işlerle uğraştık. Bir taraftan çalışmalar yaptık. Bir taraftan da bu algılara, bu yalanlara cevap vermeye gayret gösterdik. Şu an afetin 15. gününde temellerini atan, 45. gününde ilk anahtarlarını teslim eden bir Türkiye var. ve şimdi de Allah'ın izni, Cumhurbaşkanımızın liderliği, milletimizin, oradaki depremzede kardeşlerimizin desteğiyle sadece inşasını gerçekleştirdiğimiz 500 bin konutu değil, 600 bini de aşan yeni yuvayı teslim etmek için gün sayıyoruz. Biz orada şu an sosyal konutlarıyla birlikte 680 bin konut yapıyoruz. Bu dünyanın hiçbir yerinde yok. Nereye giderseniz gidin bu mücadeleyi göremezsiniz. Bugün 11 ilimizde yerinde dönüşüm kapsamında 121 bin yuvayı yapıyoruz. Lütfen not alın.

Yine orada devam eden sosyal konutlarımız… Yaklaşık 90 bin sosyal konut projesi orada devam ediyor. Yine hak sahipleriyle rezerv alandaki kentsel dönüşüm projelerimizle birlikte teslim edilen yuva sayısı inşallah çok yakın zaman içerisinde 680 bine ulaşacak. Bu sayede tüm oradaki hak sahibi vatandaşlarımızı yeni yuvalarına kavuşturduğumuz gibi ihtiyaç durumunda kullanacağımız, orada evi olmayan dar gelirli vatandaşımıza ev alma imkanını sunacağımız projelerimizi de hazır hale getirmiş olacağız.

Bakan Kurum, "Bu dünyanın hiçbir yerinde yok" diyerek, "Deprem bölgesinde dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliği gerçekleşmiştir. Türkiye deprem bölgesinde tek kelimeyle destan yazmıştır. Bunu da devlet, millet el ele yapmıştır." ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesindeki konteyner kentlere dair bir soru geldi. Bakan Kurum, "Şu an halihazırda konteyner kentlerde kalan hak sahibi vatandaşımız 41 bin. Bu vatandaşlarımızın 29 bin 900'üne ev çıkmış. Ancak ev çıkmasına rağmen belli sebeplerden ötürü ama oradaki komşuluk, ama oradaki ihtiyaçlar belli sebeplerden ötürü kendi tercihleriyle veya başka nedenlerle evlerine geçmiyorlar. Yani bu ne demek? 30 bin deseniz orada oturan sadece ve sadece 11 bin hak sahibi var 11 ilde. Diğerleri kiracı, ihtiyaç sahibi. Ne yapalım? Onları sokağa mı atalım? O evler teslim edildikçe şu an Adıyaman'da kira 8 bin liraya düştü. Kilis'te 7 bin lira. Gaziantep'te 8 bin lira. Osmaniye'de, Hatay'da yeni teslim edilen konutlarla birlikte 8 bin liralara düştü. ve vatandaşımız konutlar bittikçe yerleşiyor. Yıl sonunda da hak sahiplerimizin tamamı evlerine geçecek. Hiçbir vatandaşımız inşallah konteynerda kalmayacak.

"Vatandaşımız bugün orası da rezerv alan olsun diye vekillerimize, bizlere geliyorlar" diyen Bakan Kurum, rezerv alan mağduriyetinin olup olmadığını sorguladı. "Biz 11 şehrimizde yaşanan büyük yıkımın ardından normal hayata geçmek için izlenmesi gereken her türlü yol ve yöntemi emin olun bilimin ve teknolojinin ışığında, yardımında yaptık." diyerek konuşmasını sürdürdü.

Bakan Kurum, "Bu alanların hepsini ilan ettik. Vatandaşımızla paylaştık. Vatandaşımızla görüşmeler çerçevesinde de rezerv alan konuları netleşmiş oldu ve şu an hamdolsun projelerimizde olanca hızıyla devam ediyor. Bitmek için gün sayıyor." dedi.