CHP’nin eğitim programı, güçlü bir eşitlikçi yaklaşım, kamusal eğitim vurgusu, toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcı eğitim ve dijitalleşmeyi sahiplenen bir değer seti sunmaktadır. İstanbul Aydın Üniversitesi, STEM Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Devrim Akgündüz ile CHP’nin yeni eğitim programını konuştuk.

CHP’nin eğitim programı, genel çerçeve ve yönetişim açısından 2033 Türkiye Eğitim Vizyonu ile karşılaştırıldığında bazı güçlü ilkesel çerçeveler sunmakta ancak önemli bir bölümünün hâlâ “yapısal dönüşüm” yerine “genel beyan” seviyesinde kaldığı görülmektedir. Programda pek çok vaat bulunmakta fakat bu vaatlerin büyük bölümü ölçülebilir, süreli, rakamsal ya da performans göstergelerine bağlı bir hedef sistemi ile desteklenmemektedir. Örneğin “tüm devlet okullarında tam gün eğitime geçilecektir” ifadesi önemli bir vaadi sunmakta ancak bunun hangi süre içinde, hangi bütçeyle, kaç okulda, hangi kapasite artışıyla gerçekleşeceğine dair veri temelli bir projeksiyon bulunmamaktadır.

Uluslararası kuruluşların hedefleriyle uyum açısından bakıldığında, programın eşitlik, kapsayıcılık, toplumsal cinsiyet, erken çocukluk eğitimi, dijitalleşme ve yaşam boyu öğrenme gibi alanlarda genel bir uyum taşıdığı görülmektedir. Ancak metin, bu uluslararası çerçevelere açık ve doğrudan atıflar içermemekte, göstergeleri bu çerçevelerle hizalayan bir yapı sunmamaktadır.

Öğretmen yetiştirme ve mesleki gelişim açısından program olumlu bir başlangıç noktası sunmakta, fakat öğretmenlik mesleğinin kökten dönüşümünü hedefleyen bütünsel bir model sunmamaktadır. Ayrıca program, öğretmen istihdamına ilişkin önemli hedefler sunarken, yeni atama sisteminin felsefesi ve kariyer basamaklarına dair net bir yönelim sunmamaktadır.

Zorunlu eğitim ve kademelerin yapısı açısından program sınırlı bir çerçeve sunmakta; okul öncesi eğitim için beş yaşın zorunlu ve ücretsiz hale getirilmesi önemli bir adımken, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinin süreleri, yapıları ve geçiş mekanizmalarına dair açık bir tanım yoktur.

Program, eğitimde sağlık ve beslenme boyutuna dair önemli bir hüküm içermekte ancak daha geniş kapsamlı bir “okul sağlığı sistemi”ne yönelik bütüncül bir çerçeve ile desteklenmemektedir. Dijital eğitim ve eğitim teknolojileri bağlamında modern kavramlar içermekle birlikte, yeni bir eğitim paradigmasını tam olarak tanımlamamaktadır.

Tüm bu analizler ışığında, CHP’nin eğitim programı, güçlü bir eşitlikçi yaklaşım sunmakta ancak 2033 Türkiye Eğitim Vizyonu’nun gerektirdiği ölçülebilir hedefler ve kurumsal mekanizmalar gibi alanlarda önemli geliştirme gereksinimleri bulunmaktadır.