Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Rize 12. Bölge Müdürlüğü, “av turizmi” kapsamında Rize, Artvin, Giresun ve Gümüşhane’de 27 dağ keçisinin avlanması için ihale düzenledi.

İhale, birçok platform tarafından tepkiyle karşılandı. Fırtına Vadisi Yok Olmasın Platformu, Karıncalar Karadeniz Dayanışması, Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi ve Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası üyeleri, “Yaban hayatı satılık değildir” sloganıyla kararı protesto etti ve ihalenin iptali için Rize 12. Bölge Müdürlüğüne dilekçe verdi.

Eyleme CHP ve Saadet Partisi temsilcileri de destek oldu. Aslı Kahraman Eren, platform adına yaptığı basın açıklamasında şunları belirtti:
"CANLILARIN CANINI İHALE MASASINDA SATAMAZSINIZ"
"Doğayı ve doğadaki canlıları siz mi var ettiniz de katlediyorsunuz? Ağaçları siz mi diktiniz de kesiyorsunuz? Yaylaları siz mi var ettiniz de madenlere peşkeş çekiyorsunuz? Tüm canlıların canını ihale masalarında satamazsınız. Yüreğinde vicdan olan herkesi dağlarımızı, topraklarımızı, su havzalarımızı ve yaban hayatını korumaya davet ediyoruz. Bu, gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır."

Eren, TBMM'de kabul edilen "işgal yasası"nın yaylaları ve tarım alanlarını maden şirketlerine açacağını ve bunun sonucunda göç, çevre tahribatı ve sağlık sorunlarının artacağını ifade etti. Çengel boynuzlu dağ keçilerinin ekosistemdeki önemine dikkat çekti.
"Tarım ve Orman Bakanlığı, 11 Ağustos 2025’te Çamlıhemşin, Kaçkar ve İkizdere’de bu hayvanların avlanması için ihale yaptı. Zaten yol çalışmaları, taş ocakları, su kirliliği, orman tahribatı ve madencilik baskısı altında olan Fırtına havzasında bu adım kabul edilemez. Bu ihale derhal iptal edilmelidir" dedi.
Eren, "İliç ve Soma facialarını unutmadık" diyerek siyanürlü madenciliğin kanser vakalarını artıracağını belirtti ve "Türkiye’nin yaylaları, ormanları, tarım arazileri ve dereleri rant konusu olamaz. Yaşamak her canlının hakkıdır" diyerek sözlerini tamamladı.