Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay'da yakalanan Demirkıran ailesi, 3 gün boyunca enkaz altında kaldıkları sürede birbirlerinin sesinden güç alarak hayata tutundu. Gaziantep'te yaşayan Cengiz ve Gülşen Demirkıran çifti, yüzyılın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlere büyük yıkımlar ve kayıpların yaşandığı Hatay'da yakalandı.
Kızları Melis Demirkıran ile birlikte Hatay'ın Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi'nde bulunan İncesu Apartmanı'nın yıkılması sonucunda enkaz altında kalan Cengiz ve Gülşen Demirkıran çifti, 3 gün boyunca kurtarılmayı bekledi. İstanbul'da üniversite öğrencisi olan oğlu Müslüm Demirkıran'ın (28) Hatay'a gelmesiyle yerleri tespit edilen Demirkıran ailesi, 72 saat sonra enkaz altından kurtarıldı.
Depreme eşi Gülşen (53) ve kızı Melis (22) ile birlikte yakalanan Polis Memuru Cengiz Demirkıran (55), depremde sol ayağını bilek kısmından itibaren kaybetti. Enkaz altından çıkarıldıktan sonra yaklaşık 9 ay boyunca hastanede tedavi gören Cengiz Demirkıran, yıllardır severek yaptığı mesleğinden de ayrılmak zorunda kaldı. Emekli olan Cengiz Demirkıran, tedavisinin ardından ailesiyle birlikte memleketi Gaziantep'e yerleşti.
Çocukları ile birlikte yaşadıkları iki büyük depreme rağmen hayata tutunmayı başaran, yeni bir yaşam için mücadele eden Demirkıran çifti, 3 gün sonra çıkarıldıkları enkazın altında yaşadıklarını anlatırken duygu dolu anlar yaşadı. Kendilerinde derin ve unutulmaz iz bırakan bu büyük afetin izlerini birbirlerine destek olarak silmeye çalışan Demirkıran çifti, enkaz altında sürekli dua ettiklerini ve halüsinasyonlar gördüklerini anlattı.
Birbirlerinin sesinden güç alarak tutundukları ikinci hayatlarında felaketin izlerini birlikte sildiklerini belirten Cengiz Demirkıran, deprem sırasında hiç hareket edemediğini ve bir süre sonra da tavanın ayaklarının üzerine düştüğünü söyledi. Enkazın altında eşinin ve kızının seslerini duyarak güç aldığını belirten Demirkıran, "Deprem sırasında kıyametin koptuğunu düşündüm" dedi.
Demirkıran, "3 gün göçük altında kaldık. Sesimizi ilk başta duyuramıyorduk. Öleceğiz diyorduk. Kızım 'baba ölmek istemiyorum. Baba yaşamak istiyorum' diyordu. O çığlıklar beni çok kötü etmişti. Göçük altında kendimden çok çocuğumu düşündüm" şeklinde konuştu. Enkaz altında 72 saat sonra ailesiyle birlikte kurtulduğunu belirten Demirkıran, "Allah'ıma şükürler olsun. Bize yeni bir hayat verdi" dedi.
Yıllardır severek yaptığı mesleğini bırakmak zorunda kaldığını belirten Demirkıran, "Meslekten ayrı kalmam çok zoruma gitti. Canı gönülden çalışırdım. Fakat yine buna da seviniyorum. Enkaz altında kalan eşimin ve kızımın sesinden güç alarak hayata tutundum" ifadelerini kullandı.
Eşi Gülşen Demirkıran ise, "O anları hiçbir zaman unutamayacağız. Çok şükür bir kaybımız olmadı. Eşim ayağını kaybetti. Kızım ayağından ameliyatlar oldu. Çok şükür ki hayattalar ve Allah o günleri kimseye yaşatmasın" dedi.



