Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle Uluslararası Sinema Derneği tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "3. Milli Sinema Günleri"nde Salih Diriklik sineması konuşuldu. Sinema yazarı ve editör Rabia Bulut'un yönettiği "Yolumuzun İşaret Taşları: Salih Diriklik" başlıklı söyleşi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Programda, yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan, Yücel Çakmaklı ile birlikte Salih Diriklik'in milli sinemanın şekillenmesine çok büyük katkı sağladığını söyledi. "Milli sinemanın teorisini ve pratiğini şekillendirmeye çalıştılar". İstanbul'a ilk geldiği yıllarda Milli Türk Talebe Birliğinin (MTTB) sinema kulübünde müthiş bir ekiple karşılaştığını anlatan Uçakan, "O kulüp odasında Salih'in sıcak yüzü olmasa, ben o sıcaklığı hissetmesem sinemaya devam etmem zor olabilirdi." dedi.

Uçakan, Yücel Çakmaklı'nın Ali Osman Emirosmanoğlu ile buluştuktan sonra halkın yanlarında olduğunu ispat eden filmlere imza attıklarını dile getirerek, "MTTB Sinema Kulübü etrafında topladıkları kadroyla milli sinemanın teorisini ve pratiğini şekillendirmeye çalıştılar." ifadesini kullandı. Gazete ve dergilerde de milli sinemaya dair yazılar kaleme aldıklarını aktaran Uçakan, "Salih hep bizim başkanımızdı hala da başkanımızdır. Benim hayatımda da çok büyük bir yere sahipler." diye konuştu.

Mesut Uçakan, Salih Diriklik'in milli sinemanın kurucularından olduğunu vurgulayarak, "Ali Osman bey, ekonomik destek sağladı. Yücel abi fikir yapısını geliştirdi, Salih Diriklik de estetik şekillenmesini sağladı." görüşünü paylaştı.

Uluslararası Sinema Derneği Başkanı Nazif Tunç, Salih Diriklik'in sinemayı bıraktığı gibi, sinema konuşulan yerleri de bıraktığını, buna rağmen önceki sene Afyon'daki Milli Sinema Günlerinde konuşma yaptığını söyledi. Eski yapımların bir kısmının kaliteli görüntülerine ulaşmanın zorluklarından bahseden Tunç, şunları kaydetti: "Salih Diriklik'in yolumuzun işaret taşı olan filmlerinin hiçbirisinin iyi bir kopyası yok. Bizim 'milli sinema' diye çıkıp, birtakım güzel ifadeler söyleyip, bu filmlerin tertemiz kopyalarını saklayamadık, sahip çıkamadık. Bunu dijital mecralarda kötü görüntülerin yer almasına müsaade ediyor olmamıza söylüyorum. 'Gençlik Köprüsü' ve 'Danimarkalı Gelin' şu anda YouTube'da çok izlenen filmler. Milli sinemanın işaret taşı sayılan yönetmenlerinin eserlerini, tekrardan cam gibi görüntülerle, teknolojinin getirdiği imkanlarla seyirciyle kavuşturmak istiyorum."

Akademisyen yazar ve öğretim üyesi Mustafa Kayapınar, Temmuz Dergisi'nde 20'den fazla yazının yer aldığı 80 sayfalık Salih Diriklik özel sayısının editörlüğü yaptığını ifade ederek, Diriklik ile 1989'da Birlik Vakfı Sinema Kulübünün başkanı olduğu yıllarda tanıştığını anlattı. Kayapınar, "Salih Diriklik günümüzde şu anda mevcut olan yetişmiş insanların her birinde emeği olan çok yönlü bir insan." dedi.

Oyuncu Oğuz Tunç ise Diriklik ile "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" çekimleri için tanıştığını ve yapımda rol aldığını anlattı. Çekimler boyunca kendisiyle çok iyi anlaştıklarını ifade eden Tunç, "Salih Diriklik harika bir insan. Sinemacı, yönetmen ve dost olarak da çok iyi biri. Milli sinemanın temel taşlarından biri." görüşünü paylaştı.