Will Lewis, gazetenin yaklaşık 800 kişilik yazı işleri kadrosunun üçte birine denk gelen (300 kişi) devasa bir işten çıkarma dalgası başlattıktan birkaç gün sonra istifa ettiğini duyurdu. Özellikle spor ve dış haberler birimlerini vuran bu kararlar, gazete içinde büyük bir kaosa ve tepkiye yol açtı.
Lewis, çalışanlara gönderdiği notta, istifasının gazetenin "sürdürülebilir geleceğini garanti altına almak" amacıyla alındığını belirtti. Lewis, görevden ayrılırken gazetenin sahibi Jeff Bezos'a teşekkür ederek, onun bu gazete için "sahip olunabilecek en iyi patron" olduğunu ifade etti.
Hafta başında duyurulan kesintiler, gazetenin toplam iş gücünün yaklaşık %30'unu etkiledi. Özellikle şu alanlarda büyük tasfiyeler yapıldı: Gazetenin bağımsız spor servisi tamamen dağıtıldı. Uluslararası muhabirlik ağları ve özel temsilcilikler azaltıldı. Hatta İtalya'daki Kış Olimpiyatları'nı takip etmesi beklenen muhabirlere, artık bu görevi yerine getirmeyecekleri bildirildi.
Gazetenin sendikası (The Washington Post Guild), Lewis'in gidişini kutlayarak onu "tarihi bir gazetecilik kurumunu yok etmeye çalışmakla" suçladı. Çalışanlar, Lewis'in işten çıkarmaların açıklandığı toplantılara katılmamasını ve liderlik eksikliğini sert bir dille eleştirdi. Eski genel yayın yönetmeni Marty Baron, bu süreci gazetenin tarihindeki "en karanlık günlerden biri" olarak nitelendirdi.
Lewis'in yerine, gazetenin mevcut mali işler sorumlusu (CFO) ve eski Tumblr CEO'su olan Jeff D'Onofrio vekaleten getirildi. Bezos, yeni yönetim ekibine güvendiğini belirterek gazetecilik misyonunun devam edeceğini savundu.




