24 Ekim 2025 tarihinde, Güney Afrika’daki büyük bir radyo teleskobu sistemi tarafından 3I/ATLAS’ın etrafında bulunan hidroksil (OH) moleküllerinden kaynaklanan radyo dalga emilim çizgileri keşfedildi.
Bu çizgiler 1,665 GHz ve 1,667 GHz frekanslarında belirlendi. Ölçümler, nesnenin Dünya’ya göre yaklaşık 98 km/s hızla hareket ettiğini gösteriyor. Bu izlerin varlığı, 3I/ATLAS’ın hâlâ aktif olarak molekül salıyor olabileceğini düşündürüyor, bu da yalnızca ölü bir kaya parçası olmadığını akla getiriyor.
Ne anlama geliyor?
Avi Loeb’a göre, bu bulgu iki önemli senaryoyu gündeme getiriyor:
Birincisi: 3I/ATLAS gerçekten bir doğal cisim ve biz yalnızca bu cismin normal kuyruk ve salınımlarını görüyoruz. Sinyal de bu tür doğal bir salınımın sonucu olabilir.
İkincisi ve daha çarpıcı olan: Eğer bu dalgalar bir teknolojik etkinin sonucu ise, yani nesne yalnızca doğa ürünü değil, bir tür yapı/araç ya da bilinçli bir sistem içeriyorsa, o zaman karşı karşıya olduğumuz şey yalnızca bir gök taşı değil, belki de ileri teknolojili bir yazılım ya da uzay aracı olabilir.
Loeb bu durumda insanlığın “üstün teknolojik uygarlıklarla karşılaşma” ihtimali açısından dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Bilimsel topluluk ve sonraki adımlar
Bilim dünyasında bu tespit büyük heyecan yaratırken aynı zamanda temkinli yaklaşımlar da ön planda. Çünkü radyo sinyali demek mutlaka “uygarlıktan gelen mesaj” demek değil; aynı çizgiler doğa olayları tarafından da yaratılabilir.
Bu nedenle uzmanlar 3I/ATLAS’ın üzerine daha yoğun gözlem yapmayı planlıyor: özellikle objenin Jüpiter’e yaklaşacağı Mart 2026 tarihine kadar radyo dalga gözlemlerinin yoğunlaşması bekleniyor. Bu yaklaşma yeni radyo frekanslarında yeniden izlemeleri beraberinde getirecek.





