Türkiye ev ve mutfak eşyaları sektörü, Afrika açılımında yeni bir pencere daha açtı. Kuzey Afrika’dan sonra Sahra Altı Afrika’nın 5 milyar dolarlık mutfak pazarında payını artırmak için Güney Afrika’yı üs seçen sektör, küresel ticaretteki korumacılık ve hammadde baskısına rağmen Afrika kıtasında “made in Türkiye” imzasını kalıcı hale getirmek istiyor. Toplam mutfak ürünleri ithalatı 1 milyar dolara yaklaşan Güney Afrika Cumhuriyeti’ne (GAC) 2025 yılında yaklaşık 16 milyon dolarlık ürün satan Türk mutfakçılar, 5 yıl içinde bu rakamı 50 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. 2025 yılında toplam 3.2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren ve 2026’nın Ocak-Şubat döneminde ihracatta yüzde 6.5’lik kayıp yaşayan sektör, Orta Doğu ve yakın pazarlardaki kaybı, Afrika’da telafi etmek istiyor.
İstanbul Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği (İDDMİB) ve Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) iş birliğiyle, Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen “Turkish Housewares by Invitation Only Africa” etkinliğine katılan 19 Türk firması, başta Güney Afrika olmak üzere bölge ülkelerinden gelen 52 nitelikli satın almacı ile masaya oturarak yeni iş birlikleri için bağlantı kurdu. Etkinlik, yalnızca Güney Afrika pazarına değil, Kenya, Botsvana, Namibya ve Mozambik gibi çevre ülkelere erişim açısından da Türk firmalarına önemli bir ticaret kapısı sundu.
İlk hedef, ihracatı 50 milyon dolara çıkarmak
Organizasyonun Türk firmaları açısından önemini değerlendiren İDDMİB Başkan Yardımcısı ve EVSİD Başkanı Talha Özger, bu etkinlikle sadece Güney Afrika değil, tüm Sahra Altı Afrika’ya odaklandıklarını kaydetti. “Biz sadece bir ülkeye değil, o ülkenin etki alanındaki tüm pazarlara odaklanıyoruz” diyen Özger, şöyle devam etti: “Johannesburg’da düzenlediğimiz bu etkinlikte yalnızca Güney Afrika’dan değil, Afrika’nın farklı ülkelerinden satın almacıları bir araya getirdik. Amacımız, firmalarımızın tek seferlik bağlantılar kurmasından öte, sürdürülebilir ve bölgesel ticaret ağları oluşturması.”
Güney Afrika’nın, Afrika kıtasında en fazla ithalat yapan ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Özger, Türkiye’nin mevcut payını artırmak için önemli bir potansiyel bulunduğunu belirtti. Özger, “Bugün Güney Afrika’ya ev ve mutfak eşyaları ihracatımız yaklaşık 16 milyon dolar seviyesinde. Buna karşılık Çin’in ihracatı 600 milyon doların üzerinde. Arada ciddi bir fark var ancak bu, aynı zamanda büyük bir fırsat anlamına geliyor. Biz, önümüzdeki 5 yıl içinde bu pazarda 50 milyon dolarlık ihracat hedefliyoruz. Bu uzak bir hedef değil. Güney Afrika Çin’den 613 milyon dolarlık ithalat yapıyor, biz 16 milyon dolar. Demek ki oradaki 35 milyon doları alabiliriz. Çünkü potansiyel var.”
“Ülke ve sektör bazlı projeler desteklenmeli”
İhracatın artırılması için sağlanan desteklerin önemine vurgu yapan Özger, ihracatçıların da genel projeler yerine ülke ve sektör bazlı projeler geliştirmesi gerektiğine işaret etti. Bunun hem bütçe için hem de başarı için daha verimli olacağını söyleyen Özger, “EVSİD olarak 10 seneden fazladır Latin Amerika bölgesinde heyetler yapıyoruz. O bölgede artık bizleri tanıyorlar. Bu şekilde diğer sektörlere de ışık tutuyoruz.” dedi.
“Müşteri kazanmak 10 yıl, kaybetmek 10 dakika”
Öte yandan küresel rekabette fiyat baskısının belirleyici olmaya devam ettiğini dile getiren Özger, Türk ürünlerinin kalite ve çeşitlilik açısından güçlü konumuna rağmen maliyet baskısının sektörü zorladığını belirtti. Küresel ekonomik dalgalanmalar, hammadde fiyatlarındaki artış ve lojistik sorunların üretici üzerindeki baskısını artırdığını anlatan Özger, sektörün önceliğinin üretim sürekliliğini sağlamak olduğunu belirtti.
“Fırsatçılar sahaya indi, stokçuluk yapılıyor”
Savaşın getirdiği olumsuz etkilerden birinin de hammadde fiyatlarındaki artış olduğunu ifade eden Talha Özger, “Özellikle plastik hammaddesinde oluşan sıkıntılar, mutfak ev eşyaları sektöründe maliyetleri iki katına çıkardı. Buradaki kritik noktalardan biri de hammadde satan firmaların stokçuluk yapması.” dedi.



