Marmarabirlik, 1954 yılında Marmara Denizi’nin güney sahilleri boyunca doğuda İznik Gölü çevresinden, batıda Trakya’da Mürefte’ye kadar uzanan bölgedeki zeytin üreticilerinin karşılıklı yardım ve dayanışmasıyla kuruldu.
2025 yılında 65 ülkeye 35 milyon dolarlık zeytin satan Marmarabirlik, tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. Bursa’da Gemlik, Mudanya, Orhangazi ve İznik, Balıkesir’de Erdek, Edincik, Marmara Adası ile Tekirdağ’da Mürefte kooperatiflerindeki 30 bin ortağın ürettikleri zeytinleri; sofralık zeytin, zeytinyağı ve zeytin ezmesi olarak işleyerek, yurt içi ve yurt dışında sofralarla buluşturan Marmarabirlik, Avrupa, Amerika ve Rusya’daki sofralarda yer edinen Türk zeytinini, tüm dünyaya ulaştırmak için gözünü Orta Doğu pazarına çevirdi.
‘VAR OLDUĞUMUZ YERLERDE BÜYÜMEYİ, OLMADIĞIMIZ YERLERDE OLMAYI PLANLIYORUZ’
Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, sofralık siyah zeytinin etnik pazara hitap ettiğini ve bu nedenle ihracatta ana pazarın gurbetçi Türklerin yoğun olduğu Avrupa ülkeleri olduğunu söyleyerek, “Marmarabirlik ihracatta çok çok eski yıllardan beri var. Bu ihracatın, bölgesel tüketim alışkanlıklarına göre bir formülüzasyon üstünde şu an çalışıyoruz. Örneğin Rus pazarının sevdiği ürünlerin farklılığı, örneğin Avrupa pazarının, örneğin Amerika'nın, örneğin Orta Doğu'nun, herkesin farklı bir tüketim kültürü var. Avrupa'da kahvaltı genelde az.
Onların kahvaltısı bir kruvasan, bir espressoyla gerçekleşiyorsa, bizim Ege ve Marmara'da, Akdeniz'de genelde bu kültür işte bizim soframızda zeytin olacak, yağ, peynir, domates gibi. Bizim ürünümüzü sadece kahvaltıda değil, bir restoranda ara meze, soğuk meze olarak da olabilir. Bir kafede farklı bir şekilde, herhangi bir şeyin yanında tüketilebilir. Bir kahvaltıda, bir akşam yemeğinde. Biz bütün sofralara, Avrupa'daki ve dünyadaki bütün yiyecek içeceklerin yanında, o sağlıklı ve güvenilir ürünümüzü sokmak adına talibiz.




