Brüksel

Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" vesilesiyle paylaşım yapıldı.

AB'nin istatistik kurumu Eurostat, Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA), Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü (EIGE) tarafından yapılan raporda, "AB'de her üç kadından biri fiziksel, cinsel şiddet ya da tehditle karşılaştı." ifadesine yer verildi.

Paylaşımda, AB'nin geçen sene kadınlara yönelik şiddetle mücadeleyle ilgili ilk direktifini kabul ettiği, yeni düzenlemeyle kadınlara ve ev içi şiddete karşı koruma güçlendirilirken, siber şiddet, rıza temelli cinsel ilişki tanımı ve tecavüz gibi şiddet türlerinin net biçimde tanımlandığı ve tüm üye ülkelerde ortak tedbirlerin getirildiği belirtildi.

Ayrıca, direktif kapsamında zorla evlilik ve kadın sünneti gibi uygulamaların suç olarak tanımlandığı, bu eylemler için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü, üye ülkelere bu hükümleri 3 yıl içinde kendi ulusal hukuklarına uyarlama yükümlülüğü getirildiği kaydedildi.

Direktifin amacının "kadına yönelik şiddeti AB genelinde 'ciddi bir suç' olarak tanımlamak ve sınır ötesi takibin de güçlendirildiği daha bütüncül bir koruma sistemi oluşturmak" olduğu vurgulandı.

AB'nin yürütme organı Komisyon tarafından yapılan yazılı açıklamada da "Avrupa'daki her üç kadından biri, cinsiyete dayalı şiddete maruz kalmış, yaşamları boyunca şiddet uygulayan en az bir partneri olmuş, iş yerinde cinsel tacize uğramış." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, "AB, 25 Kasım'da, AB ve ötesinde kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti (dijital şiddet de dahil) ortadan kaldırma taahhüdünü bir kez daha yeniliyor." denildi.

FRA, EIGE ve Eurostat tarafından geçen yıl yayımlanan araştırmaya göre, AB genelinde her üç kadından biri (%30,7) hayatında en az bir kez fiziksel şiddet, tehdit veya cinsel şiddete maruz kalmış durumda. Bu kadınların %13,5'i yalnızca fiziksel şiddet veya tehdit, %17,2'si ise cinsel şiddet (tecavüz dahil) yaşarken, şiddet sonrası mağdurların yalnızca %20,5'inin sağlık veya sosyal hizmetlerden, %13,9'unun ise polisten yardım aldığı tespit edildi.