Brüksel'de Jorgensen, AB üyesi ülkelerin enerji bakanlarının video konferansının ardından basına açıklamalarda bulundu. Jorgensen, "Orta Doğu'daki çatışmanın başlangıcından bu yana AB'de gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatları yüzde 60 arttı." dedi. 30 günlük çatışmanın Birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro eklediğini belirtti.
Jorgensen, Orta Doğu'daki krizin 2. ayına girdiğini işaret ederek, "Şu an için doğrudan bir petrol ve gaz arz sıkıntısı olmasa da özellikle dizel ve jet yakıtı gibi bazı ürün piyasalarında daralma görüyoruz. Ayrıca küresel gaz piyasalarında artan kısıtlamalar ve bunun elektrik fiyatlarına yansıyan etkileri söz konusu. Bu durum, sanayimiz ve hane halkımız için ek maliyetler çıkarma riski taşıyor." ifadelerini kullandı.
Yaşanan krizin enerji piyasalarına etkilerinin kısa süreli olmayacağını belirten Jorgensen, önlemlerinin hedefe yönelik, geçici ve arz-talep dengesini koruyacak biçimde olmasının önemine değindi. "Hazırlıklı olmak, sonradan pişman olmaktan daha iyidir. Üye ülkelerin hem aileleri hem de işletmeleri korumasına yardımcı olacak bir önlem paketi üzerinde çalışıyoruz ve bunu yakında sunacağız." dedi.
AB'nin 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı başladığında yaşadığı enerji krizinin gazla ilgili olduğunu hatırlatan Jorgensen, "Şimdi özellikle petrol konusunda, jet yakıtı ve dizel gibi bazı ürünlerde geniş kapsamlı bir sorunlar dizisiyle karşı karşıyayız. Açık olan şu ki; petrol tasarrufu konusunda özellikle dizel ve jet yakıtında ne kadar çok şey yapılabilirse o kadar iyi olur." değerlendirmesinde bulundu.
Mümkün olan en kısa sürede barış sağlanmasını umduklarını belirten Jorgensen, "Hiç kimse bu krizin ne kadar süreceğini bilmiyor. Ancak bu kriz kısa sürmeyecek. Çünkü yarın barış sağlansa bile sonuçları devam edecektir. Zira bölgedeki enerji altyapısı savaş nedeniyle tahrip edildi ve edilmeye devam ediyor." diye konuştu.




