Brüksel'de düzenlenen Avrupa İstihdam ve Sosyal Haklar Forumu'nda konuşan Ursula von der Leyen, "Hızla değişen bir dünyada Avrupa ekonomisi, ancak rekabetçi kaldığı takdirde halkına hizmet edebilir." dedi. Rekabetçiliğin vatandaşların refahını desteklediğini ve sosyal modelin devamını sağladığını vurguladı.

Von der Leyen, yapay zeka ve dijital teknoloji alanında küresel devlerle rekabet edebilmek için stratejik endüstrileri Avrupa'da tutmanın önemine dikkat çekti. Güçlü bir sosyal Avrupa'nın güçlü bir ekonomik temele ihtiyaç duyduğunu belirterek, "Rekabet gücünü gündemimizin merkezine koyuyoruz." ifadesini kullandı.

Birçok kişinin Avrupa'nın rekabet gücü konusunda endişeli olduğunu dile getiren von der Leyen, şirketlerin yeniden yapılandığını ve sektörlerin, devlet tarafından yoğun bir şekilde desteklenen rakiplerden gelen küresel rekabetle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yapay zekanın geleceği üzerindeki etkilerine de vurgu yaparak, "Derin ve hızlı bir dönüşümle karşı karşıyayız. Bu nedenle, değişimin hızının önünde olmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

AB'nin bu süreçte Tek Pazarı tamamlaması ve becerilere, nitelikli işlere yatırım yapması gerektiğini anlatan von der Leyen, işçilerin başka bir üye ülkede çalışmak istediklerinde karşılaştıkları engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Avrupa'da uygun fiyatlı konut krizi konusuna da değinen von der Leyen, "Bir ev sadece dört duvar ve bir çatıdan ibaret değildir. Güvenlik, sıcaklık, aile ve arkadaşlar için bir yerdir. Ancak bugün çok sayıda Avrupalı için ev bir kaygı kaynağı haline geldi." dedi.

Konut eksikliği nedeniyle üniversite kontenjanlarını dolduramayan öğrenciler ve aile kurmayı erteleyen çiftler gibi sorunlara dikkat çeken von der Leyen, uygun fiyatlı konut eylem planlarının amacının kısa vadeli kiralamaları sınırlamak ve gereksiz engelleri kaldırmak olduğunu belirtti. Uzun vadeli bütçelerinde AB fonlarının uygun fiyatlı konutlara yönlendirilmesini kolaylaştıracaklarını da ekledi. "Bugün Avrupa'da bir milyondan fazla insanın dönecek bir evi yok. Bunu kabul edemeyiz. Herkes güvenli bir yuvaya sahip olmayı hak ediyor," ifadesini kullandı.