Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yücel Bulut, AB-Hindistan serbest ticaret anlaşmasının temel koşullarını, taraflar arasındaki ilişkiler üzerindeki etkilerini ve Türkiye’ye muhtemel yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.

Hindistan ile Avrupa Birliği (AB) arasında yaklaşık 20 yıldır devam eden serbest ticaret anlaşması görüşmeleri, 27 Ocak 2026 itibarıyla tamamlandı. Peki, 20 yıldır sonuçlandırılamayan bu anlaşma neden şimdi tamamlandı? Dahası bu anlaşma, AB, Hindistan ve Türkiye için ne anlama geliyor?

Dünya, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde, ülkesinin geleneksel müttefiklerine dahi ağır vergiler uygulama tehditlerinde bulunuşuna tanıklık ediyor. Normal şartlarda ABD ile ciddi sürtüşmeler yaşaması pek alışıldık olmayan Kanada, Meksika ve AB ülkeleri, Çin ve Hindistan gibi büyük ticari güçler de Trump yönetiminin uyguladığı vergi politikalarında zarar görmemek adına çeşitli ortaklıklar kurmanın yollarını arıyor.

Bu bakımdan AB ve Hindistan’ın vardığı serbest ticaret anlaşması sadece ticari bir adım değil aynı zamanda politik bir manevra olarak vergi baskılarına yeni ve görece cesur bir tepki olarak değerlendirilebilir.

Hindistan ile ABD'yi ters düşüren ve Hindistan'ı Avrupa'ya yakınlaştıran en önemli faktör, Rusya–Ukrayna savaşı sonrasında Hindistan’ın, önemli ticari ortaklarından biri olan Rusya’ya karşı Washington’ın beklediği ölçüde yaptırım uygulamaması oldu. Bu gelişmeler, Trump’ın Hindistan ile ilişkilerini olumsuz etkiledi.

Zamanlaması dikkat çekici biçimde, yaklaşık 20 yıldır müzakere edilen AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması sonuçlandırıldı. Taraflar, küresel ölçekte artan vergi tehditlerinin gölgesinde, müzakereleri tamamladı. Anlaşma, Hindistan ile AB ekonomileri arasındaki ticaret hacmini artırmayı hedefliyor.

Türkiye ise bu anlaşmanın doğrudan tarafı olmasa da, AB ile olan Gümrük Birliği anlaşmalarından doğan bazı hususlar nedeniyle olumsuz etkilenebilir. Yeni anlaşma sayesinde Hindistan ürünleri, Türkiye dahil, AB ile gümrük birliği ilişkisi bulunan diğer pazarlara avantajlı koşullarla girebilecek. Ancak Türkiye'nin AB Gümrük Birliği üyesi olması, Türk mallarının Hindistan pazarında otomatik bir ticari ayrıcalık kazanması sonucunu doğurmuyor.

Türkiye, 2025'in sonu itibarıyla AB ülkeleriyle 232 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmine ulaşarak, birlik ile en yüksek ticaret hacmine sahip beşinci ülke konumundadır. Ancak Hindistan’ın pazar girişi, rekabeti artırabilir ve Türkiye'nin AB ile olan ticari ilişkilerini etkileyebilir.