Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, diğer uluslararası paydaşlarıyla birlikte, Suriye'ye 5,8 milyar euro (6,3 milyar dolar) yardım taahhüdünde bulundu. 17 Mart'ta dokuzuncusu düzenlenen AB'nin yıllık Suriye konferansına başkanlık eden Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, haberi X sosyal medya hesabından paylaştı. Kallas, yardımın Suriye'ye kritik bir geçiş döneminde destek olacağını ve sahadaki acil ihtiyaçlara yanıt vereceğini belirtti.

Toplantının açılışında konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 2025 ve 2026 yılları için Suriye ile birlikte Türkiye, Irak, Lübnan ve Ürdün'deki Suriyelilere yönelik taahhütlerini 2,5 milyar euroya çıkardıklarını açıkladı. Von der Leyen, "Suriyeliler, ister yurtdışında olsunlar, ister ülkelerine dönmeye karar versinler, daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyorlar" dedi.

Brüksel'de düzenlenen konferans önceliklerden farklı olarak bu sene Şam yönetiminin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya Suriye adına Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani katıldı. Bu katılım, Suriye'deki yeni yönetimin uluslararası meşruiyetinin pekiştirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Toplantı ayrıca Suriye'nin savaş sonrası döneme girdiğinin ilk önemli işaretlerinden biri olarak yorumlanıyor.

Konferansta AB'nin Suriye yaptırımlarının da masaya yatırılması bekleniyordu. Türkiye, toplantıya yaptırımların şarta ve takvime bağlı olmaksızın kaldırılması talebiyle gitti. Bundan önceki konferanslar sadece ülke içindeki ve bölge ülkelerdeki Suriyelilere yardım amaçlıydı. Bu seferki konferans sadece Suriyelilere değil Suriye'ye de yardım amacıyla gerçekleşti.

Konferans Suriye'de yeni döneme dair kırılganlıkların sürdüğü bir dönemde yapıldı. Ülkedeki son gelişmeler, geçiş sürecinin ilk adımları, ekonomik ve sosyal alanda iyileşme için ihtiyaçlar, insani yardım ve uluslararası toplumun desteği odaklanılan ana konular arasında. Kallas, toplantı öncesinde Suriye halkının yanında olmayı sürdürdüklerini söylemişti.

Kallas, konferansın büyük bir sorumluluk anı olacağının altını çizen, "Tüm Suriyelilere ülkelerini kendi özlemleri doğrultusunda yeniden inşa etme şansı verecek kapsayıcı bir geçiş sürecine yardımcı olmak için hiçbir çabadan kaçınmamalıyız" dedi. Katılımcılar arasında sadece AB ülkeleri değil, ABD, Birleşmiş Milletler ve Türkiye gibi bölge ülkeleri de yer aldı. Toplantıya kırktan fazla ülke ve uluslararası kurum katıldı.

Türkiye, toplantıda Suriye'nin ekonomik güvenliğini ülkenin istikrar ve güvenliği açısından temel unsurlardan biri olarak gördüğünü belirtirken, AB'nin Beşar Esad döneminde devreye soktuğu yaptırımları kaldırmasını istiyor. Türkiye, Suriyelilerin ülkelerine dönüşlerinin teşvik edilmesi amacıyla ülkenin yeniden inşasının gerekliliği ve bu alanda kullanılmak üzere kapsamlı mali desteğe ihtiyaç olduğunu da ifade etti. Türkiye, Suriye'de sürdürülebilir istikrar ve güvenlik sağlanmasına da vurgu yapacak. Ankara, bunun gerçekleşebilmesi için olmazsa olmaz şartlardan birinin ülkenin terör unsurlarından tamamen arındırılması gerektiğini belirtti.

AB, 2011'den bu yana Suriye'deki ve bölge ülkelerdeki Suriyelilere desteklemek için 37 milyar euro'dan fazla destek sağladı. Yeni Suriye yönetimi AB'nin beklentilerini karşılayan olumlu adımlar attığı sürece yaptırımları gevşetme yaklaşımını sürdürecek. Suriye, AB beklentilerini görmezden gelir ya da tersine adımlar atarsa Brüksel'in tutumu da olumsuz olacak. Gevşetilen yaptırımların tekrar tam olarak devreye sokulması gündeme gelebilir.