Ancak güneş enerjisine geçişle birlikte yaşanan dönüşüm, artık sokak lambalarına da yansıyor. Şebekeden bağımsız çalışan güneş enerjili çözümler geliştiren ABD merkezli Streetleaf, Amerika'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden olan Austin’de inşa edilen “Novel” isimli yeni konut projesine 40 adet güneş enerjili sokak lambası kurduğunu duyurdu. Böylece şirketin, güneşli havalarıyla bilinen Florida ve Teksas eyaletlerinde kurduğu sistemlerin sayısı 13 bini geçti. Austin'in yanı sıra Dallas ve Houston gibi şehirlerde de belli bölgeler artık şebekeden bağımsız çalışan lambalarla aydınlatılıyor.
Her Bir Sokak Lambası Kendi Enerjisini Üretip Depoluyor
Bu sistemlerde her bir sokak lambası aslında küçük, bağımsız bir enerji ünitesi gibi çalışıyor. Direğin üst kısmında yer alan monokristal güneş paneli gündüz boyunca güneş ışığını elektriğe çeviriyor; üretilen bu enerji direğin içine entegre edilmiş lityum demir fosfat (LFP) bataryada depolanıyor. Gece olduğunda ise bataryada biriken enerji LED armatürü besliyor. Böylece sistem şebekeye bağlı olmadan kendi elektriğini üretip depolayarak çalışabiliyor ve elektrik kesintilerinden etkilenmiyor.
Her bir sokak lambası kendi enerjisini üretiyor ve depoluyor.
Bu yaklaşım, geleneksel sistemlerde gerekli olan kazı, kablo döşeme, trafo bağlantısı ve şebeke entegrasyonu gibi süreçleri ortadan kaldırıyor. Özellikle yeni konut projelerinde altyapı maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu “tak-çalıştır” modeli geliştiriciler için ciddi bir lojistik avantaj sunuyor.
Streetleaf CEO’su Liam Ryan zaten tüm bu girişimin ihtiyaçtan doğduğunu söylüyor. Büyük ölçekli bir konut projesi için binlerce sokak lambası tedarik etmeye çalıştıklarında, hem ekonomik hem de uzun vadeli bakım garantisi sunabilecek bir çözüm bulamadıklarını belirtiyor. Bunun üzerine kendi sistemlerini geliştirmeye karar vermişler. Şirket yalnızca ürün satışı yapmıyor; aynı zamanda hizmet sözleşmesi modeliyle çalışarak geliştiricilerin yüksek başlangıç maliyetlerinden kaçınmasına da imkân tanıyor. Bu modelde proje sahipleri kurulum için peşin ödeme yapmak yerine aylık hizmet bedeli ödüyor. Şirkete göre bu bedel, çoğu durumda yerel elektrik dağıtım şirketine ödenecek ücretlerden daha düşük kalıyor.
Streetleaf, Farklı Batarya ve Aydınlatma Kapasitesine Sahip Üç Alternatif Sunuyor
Sistemlerin dikkat çeken özelliklerinden biri de 5 günlük batarya otonomisi. Yani yeterli şarjla beş güne kadar güneş görmeden çalışabiliyorlar. Ayrıca hava tahminlerine göre devreye giren bir “fırtına takip” modu bulunuyor. Uzun süreli kapalı hava beklendiğinde ışık seviyesi otomatik olarak düşürülüyor; ancak hareket sensörleri aktif kalıyor ve araç ya da yaya algılandığında aydınlatma seviyesi yükseltiliyor. Bu da enerji verimliliği ile güvenlik arasında bir denge kurulmasını sağlıyor.
Elbette bu sistemlerin coğrafi sınırları var. Şirket, özellikle yıl boyunca yüksek güneşlenme süresine sahip şehirleri hedefliyor. Daha az güneş alan bölgelerde ise daha büyük panel ve batarya kombinasyonları kullanılarak benzer performans sağlanmaya çalışılıyor. Yani çözüm tamamen evrensel değil; ancak doğru iklim koşullarında şebekeye bağlı sistemlere güçlü bir alternatif oluşturuyor.
Şu ana kadar 13 bin sokak lambası kuran şirketin hedefi bu sayıyı 100 binin üzerine çıkarmak. Eğer Streetleaf'in bu girişimi başarıya ulaşırsa, başka ülkelerde başka şirketlerin de benzer çözümler sunduğunu görmeye başlayabiliriz.
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin