Güney Afrika'nın 2025 yılında ev sahipliği yaptığı G7 Zirvesi sürecinde Washington ile yaşadığı gerilimin bir devamı niteliğini taşıyan kriz, Pretorya yönetiminin ekonomik yaptırım riskleri karşısında daha itidalli bir retorik benimseyerek Washington ile doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçındığını göstermektedir.
Witwatersrand Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. William Gumede, AA muhabirine verdiği demeçte, ABD ile yaşanan gerilimin Güney Afrika dış politikası ve ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirmiştir. Gumede, Washington yönetiminin sert tavrının, apartheid sonrası 30 yıllık iktidarın ardından meclis çoğunluğunu kaybeden Afrika Ulusal Kongresi'ne (ANC) yönelik olduğunu belirtmiştir.
Gumede, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025'te Güney Afrika'nın ev sahipliğinde düzenlenen G7 Zirvesini boykot etmesini hatırlatarak, bu durumun G7 toplantısında da Güney Afrika’nın katılımını engellemek için baskı yapılması beklentisini artırdığını ifade etmiştir. Ayrıca, Güney Afrika ekonomisinin küresel ticarete ve finans sistemine olan bağlılığına dikkat çekmiş ve bu bağlamda herhangi bir değişimin doğrudan ekonomiyi etkileyebileceğini vurgulamıştır.
Güney Afrika'nın mevcut ekonomik durumu ise son derece kırılgandır; işsizlik oranı %30’un üzerinde ve genç işsizlik oranı %57 ile 60 arasında değişmektedir. Ekonomik büyüme ise yaklaşık %1 civarındadır. Gumede, bu koşullar altında agresif bir dış politika yürütmenin imkansız olduğunu belirtmiştir.
Gumede, ABD'nin İran ve Venezuela gibi ülkelere müdahalelerinin Güney Afrika açısından uyarıcı olduğunu ifade ederek, ANC liderlerine ve bağlantılı şirketlere yaptırım uygulanabileceği ihtimalinin ciddi endişe kaynağı olduğunu belirtmiştir. Bu şartlar altında, Pretorya'nın Trump yönetiminin baskılarına karşı kışkırtıcı açıklamalardan kaçınmasının önemine vurgu yapmıştır.
ABD’nin çok taraflılıktan uzaklaşmasının etkilerinin dünya genelinde hissedildiğini belirten Gumede, bunun ABD’nin kendi müttefiklerini yeni ortaklar aramaya iteceğini söylemiştir. Ayrıca, Trump yönetiminin müttefikleri üzerinde kurduğu diplomatik baskıların Batı ittifakının meşruiyetine zarar verebileceğini ifade etmiştir.
Son olarak, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Yasir Okumuş, Trump'ın küresel çok taraflılıktan uzaklaşmasının ABD'nin çıkarlarını öncelikle düşündüğünü ve bu durumun uluslararası sistemde kapsayıcılığı zayıflattığını ifade etmiştir.




