Ankara

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin, bölgede İsrail saldırganlığıyla başlayan çatışmanın yayılması ve güvenlik ortamının istikrarsızlaşması riskine her vesileyle dikkati çektiği hatırlatıldı. ABD İran’daki nükleer tesisleri vurdu, İran Tel Aviv ve Hayfa'yı hedef aldı. Açıklamada, "İran'ın nükleer tesislerine ABD tarafından bugün yapılan saldırı, söz konusu riski en üst düzeye çıkarmıştır. Türkiye, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısının muhtemel sonuçlarından derin endişe duymaktadır." ifadesi kullanıldı. "İran'ın nükleer programına ilişkin ihtilafın tek çözüm yolu müzakerelerden geçmektedir." değerlendirmesine yer verilen açıklamada, Türkiye'nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye ve yapıcı katkılar sunmaya hazır olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, saldırının halen gergin durumdaki bölgede tehlikeli bir tırmanış olduğunu vurgulayarak, "İran'a karşı güç kullanılmasından derin endişe duyuyorum. Bu, uluslararası barış ile güvenliğe doğrudan bir tehdittir." ifadelerini kullandı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de X'ten yaptığı paylaşımda, "Yaşanan son gelişmeler ve ABD'nin İran'daki nükleer tesise karşı güç kullanmasından derin endişe duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Türk, "Artık tüm tarafların, bölgedeki siviller üzerinde genişleyen bir çatışmanın anlatılmamış insan hakları etkilerinden kaçınmak için en üst düzeyde kısıtlama uygulaması son derece önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'nin İran'a saldırıları üzerine Tahran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini belirterek, "Şimdi İran'ın güvenilir bir diplomatik çözüme başvurmasının zamanı." değerlendirmesinde bulundu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da ABD'nin İran'daki nükleer tesislere saldırılarına ilişkin açıklamasında, tüm tarafları müzakere masasına dönmeye davet etti.

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin nükleer tesislere yönelik saldırılarını şiddetle kınadıkları ve bunun uluslararası hukuku ihlal ettiği bildirildi. Bu saldırının oluşturabileceği radyolojik sonuçların değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "bunun bölgesel ve küresel güvenliği baltalayan tehlikeli gerginlik döngüsünü ve Orta Doğu'da çatışmanın büyümesi riskini daha da artırdığının" altı çizildi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İran'ın nükleer programının dünya için tehdit olduğunu belirterek, "ABD bu tehdidi hafifletmek için harekete geçti." açıklamasını yaptı. Orta Doğu'da istikrarın bir öncelik olduğunu vurgulayan Starmer, "İran'ı müzakere masasına dönmeye ve bu krizi sona erdirmek için diplomatik bir çözüm bulmaya çağırıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X paylaşımında, ABD'nin İran'ın nükleer programına ilişkin 3 tesisine yönelik saldırısını endişeyle not ettiklerini, saldırının planlamasına ve icrasına katılmadıklarını belirtti. Barrot, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmanın genişlemesine neden olabilecek gerginliğin artmasını engellemek adına taraflara itidal çağrısında bulundu.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'a yaptığı çağrıda, ABD ve İsrail ile derhal müzakerelere başlamasını ve çatışmanın diplomatik çözüme kavuşturulmasını istedi.

Avusturya Başbakanı Christian Stocker, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısının ardından gelişmeleri dikkatli şekilde takip ettiklerini belirterek, taraf olan bütün ülkelere ivedilikle müzakere masasına dönme çağrısında bulundu.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, saldırının, nükleer silah üretimine büyük zarar verdiğini ve bu saldırının ardından gerilimin azalmasını umduklarını belirtti.

Papa 14. Leo, uluslararası toplumun her üyesinin, geri dönüşü olmayan bir uçuruma dönüşmeden önce savaşın trajedisini durdurmak için ahlaki bir sorumluluğu olduğunu belirtti. İnsana onurunun söz konusu olduğu yerde, hiçbir çatışmanın "uzak" olmadığını dile getiren Papa, "Diplomasi, silahları sustursun. Milletler geleceklerini; şiddetle ve kanlı çatışmalarla değil, barış eserleriyle şekillendirsinler." şeklinde konuştu.

Birleşmiş Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin İran'daki üç nükleer tesise düzenlediği saldırının ardından bölgede artan gerilim nedeniyle derin endişe duyduğunu belirterek, gerilimin derhal durdurulması çağrısında bulunuldu.

Mısır Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla bölgede hızla tırmanan gerilimin bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiği belirtilerek çözümün askeri değil siyasi olması gerektiği vurgulandı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'daki olayların ve özellikle nükleer tesislerin hedef alınmasının derin bir endişeyle takip edildiği bildirildi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısı kınanarak bölgedeki gerilimin daha da artmasından endişe duyulduğu kaydedildi.