ABD yönetimi, resmi olarak diplomatik çözüm ihtimalini gündemde tutsa da, Pentagon’un bölgedeki askeri varlığını artırması dikkat çekiyor. Son olarak yaklaşık 10 bin ek askerin Orta Doğu’ya gönderildiği yönündeki haberler, mevcut binlerce deniz piyadesi ve paraşütçü birliklere takviye anlamına geliyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bu hareketliliğin doğrudan bir işgal kararı anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Başkomutanın önünde tüm seçeneklerin hazır olması gerekiyor” açıklamasını yaptı. Başkan Donald Trump da şu aşamada kara harekâtını “gündemde olmayan bir seçenek” olarak tanımlasa da, kapıyı tamamen kapatmış değil.
Hedefte Hürmüz ve stratejik adalar var
Askeri senaryolarda en kritik noktalar arasında, küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı öne çıkıyor. ABD’nin bu hattı kontrol altına almak istemesi, bölgedeki stratejik adaları da potansiyel hedef haline getiriyor. Uzmanlara göre özellikle İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını karşılayan Hark Adası, olası bir operasyonun merkezinde yer alabilir. Ancak bu tür bir hamlenin askeri açıdan mümkün olsa da, sahada kalıcı kontrol sağlamanın son derece zor olacağı belirtiliyor.
İran’dan sert mesaj: “Her senaryoya hazırız”
Tahran yönetimi ise olası bir kara harekâtına karşı net bir duruş sergiliyor. İran Kara Kuvvetleri Komutanı Ali Yahanshahi, ülkenin “her senaryoya karşı hazır olduğunu” belirterek, böyle bir saldırının ABD ve İsrail için “çok daha maliyetli ve tehlikeli” olacağı uyarısında bulundu. İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf da tüm askeri hareketlerin yakından takip edildiğini ifade ederken, ABD ve İsrail’in bölgedeki bazı ülkelerle iş birliği yaparak stratejik adaları ele geçirmeye çalışabileceğini öne sürdü.
Savaşın seyri belirsiz
Uzmanlara göre İran, liderlik kayıplarına rağmen hâlâ ülke genelinde kontrolünü sürdürüyor. Bu durum, Irak ya da Suriye’de yaşanan benzer çatışmalardan farklı olarak, olası bir müdahalenin çok daha karmaşık ve uzun soluklu olabileceğine işaret ediyor. Analistler, sahadaki gelişmeler ile siyasi söylemler arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğuna dikkat çekiyor. Bir yandan müzakere mesajları verilirken, diğer yandan askeri hazırlıkların hız kesmeden devam etmesi, bölgede gerilimin daha da tırmanabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Ultimatom ve diplomasi çıkmazı
ABD Başkanı Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için süre tanırken, Tahran yönetimi bu çağrıya mesafeli yaklaşıyor. İran, Washington’un sunduğu kapsamlı anlaşma teklifini reddederken, karşılık olarak ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığının sona erdirilmesini talep ediyor. Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da savaşın yeni bir evreye girip girmeyeceği sorusunu gündeme getirirken, uzmanlar olası bir kara harekâtının bölgeyi uzun süreli ve öngörülemez bir çatışmaya sürükleyebileceği konusunda uyarıyor.





