ABD, beyaz Güney Afrikalı mültecilere kapı açtı, diğerleri belirsizlik içinde.
Kenya'da bir adam, Ocak ayında eşi ve küçük oğluyla birlikte bir otoparkta geceyi dışarıda geçirmek zorunda kaldı. Kafası karışmış ve yaşananlara inanmakta güçlük çekiyordu. Bu aile, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden (KDC) kaçmış bir mülteci aileydi ve birkaç saat içinde ABD'ye yerleştirilmek üzere uçağa binmeyi bekliyorlardı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın, ailenin planlanan uçuşundan yalnızca iki gün önce ABD mülteci programını askıya almasıyla, uçuşlarının kalkışa 24 saatten az bir süre kala iptal edildiği bildirildi. BBC'ye konuşan ve kimliğinin gizli kalması için sadece "Pacito" ismiyle anılmak isteyen adam "Gidecek başka bir yerim yoktu," dedi. Ailesini yaşadıkları evden çoktan taşımış, mobilyalarını ve eşyalarının çoğunu satmış, ABD'deki yeni hayatlarına hazırlanmışlardı. Şu anda hâlâ KDC'den daha güvenli olan Kenya'da yaşıyorlar.
Bu aile, ABD'ye kabul edilmek için şartlı onay almış yaklaşık 120 bin mülteciden yalnızca üçü. Ancak şimdi bu kişiler mülteci programının durdurulması nedeniyle belirsizlik içinde bekliyor. Trump'ın bu hamlesi, ardı ardına gelen ABD başkanlarının izlediği yaklaşımda köklü bir değişikliği işaret ediyordu. Eski Başkan Joe Biden döneminde, yalnızca 2024 yılında 100 binden fazla mülteci ABD'ye kabul edildi. Bu da son 30 yılın en yüksek yıllık rakamıydı.
Trump, Ocak ayında göreve başlamasından bu yana, göçmenlerin ABD'ye gelmesini büyük ölçüde sınırlandıran "Önce Amerika" gündemini hızla hayata geçirdi. Beyaz Saray, bu uygulamaları, sınır dışı edilen birçok kişinin ya şiddet suçu işlediği ya da ABD'nin çıkarlarını tehdit ettiği gerekçesiyle savundu. Ancak bazı istisnalar da yapıldı. Başkan, yalnızca Afrikanerlere, Trump'ın "ırk ayrımcılığı mağdurları" olarak tanımladığı beyaz Güney Afrikalılara, özel olarak mülteci programını açan bir kararname imzaladı. 59 Afrikaneri taşıyan bir uçak başkent Washington yakınlarında bir havalimanına indi.
Pacito, kendini çıkmazda hissediyor. "120 bin mülteci tüm süreci, güvenlik taramalarını, sağlık kontrollerini geçti. Yıllardır bekliyoruz ama bu (Afrikanerler) sadece üç ayda süreci tamamlayıp gittiler," diyor. Trump, Afrikanerlerin ABD'ye mülteci olarak kabul edilmesini, onların "soykırım" tehdidiyle karşı karşıya oldukları iddiasıyla gerekçelendirdi. Bu görüş, Trump'ın Güney Afrika doğumlu müttefiki Elon Musk tarafından da desteklendi. Ancak bu tür iddialar yıllardır ortalıkta dolaşsa da yaygın şekilde çürütülmüş durumda ve Güney Afrika tarafından da reddediliyor.
Güney Afrika ile diplomatik kriz. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, yasanın geçmesinden birkaç gün sonra Trump'ın ülkeye yapılan yüz milyonlarca dolarlık yardımı dondurma talimatı verdiğini belirtti. Ramaphosa ve Trump arasındaki gerginlik, Beyaz Saray'daki bir toplantıda açıkça gözler önüne serildi. Uzmanlar, Trump'ın ikinci dönem dış politikasını "içe kapanmacı" olarak tanımlıyor. Bu dönemde dış yardımlar büyük ölçüde kesildi, ABD'nin yabancı çatışmalardan uzaklaştırılması ve göçmen sayısının azaltılması yönünde ciddi adımlar atıldı.
Pacito, "nereye baksam silahlar vardı" dediği ülkesinden 2016'da yürüyerek kaçtığını ve "hiçbir yerde barış" olmadığını hatırlıyor. ABD'yi artık bir mülteci olarak yerleşmek için neredeyse imkânsız bir yer olarak gören diğer kişiler arasında, Gazze'den Mısır'a geçmiş Hammad ailesi de var. Amjad Hammad, "Trump'tan sonra bunun imkânsız olacağını düşünüyorum," diyor. ABD tarafındaki politika değişiklikleri, Trump tarafından kabul edilme umudunu azaltıyor. Ancak Afrika'yı tekrar geçip, kendi ülkesine geri dönme düşüncesi onun için akıl almaz bir ihtimal. "Geri dönemem," diyor.




