Hürmüz Boğazı, ABD-İran hattındaki müzakerelerin en kritik başlığı olmaya devam ediyor.
Pazar günü görüşmelerin sürüp sürmeyeceği belirsizliğini korurken, İran’ın yeni teklif sunabileceği ve Pakistan’ın alternatif planlarla sürece dahil olduğu belirtiliyor. Ortak güvenlik gücü önerisi gündeme gelirken, ABD’nin bunu kabul etmesinin zor olduğu vurgulanıyor. İran’ın daha güçlü ve geniş katılımlı bir heyetle masada olduğu, askeri ve diplomatik seçenekleri birlikte yürüttüğü ifade ediliyor. Ayrıca İsrail’in Lübnan üzerinden süreci etkilemeye çalıştığı değerlendirmesi öne çıkıyor.
Hürmüz Boğazı merkezli gelişmeler, uluslararası müzakerelerin seyrini belirlemeye devam ediyor. Pazar günü görüşmelerin sürüp sürmeyeceği belirsizliğini korurken, taraflar arasında farklı değerlendirmeler öne çıkıyor. TÜRPAV Başkanı Dr. Sinan Demirtürk, müzakerelerin kritik bir aşamada olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hürmüz meselesi, görüşmelerin seyrini etkileyebilecek olan ve bugün, pazar günü müzakereler devam edecek mi, etmeyecek mi? Bu konuda da ihtilaflı görüşler söz konusu.”
Müzakere masasında dikkat çeken başlıklardan birinin, Hürmüz Boğazı’nda ortak bir güvenlik mekanizması kurulması olduğunu ifade eden Dr. Demirtürk, bu durumun küresel etkilerine işaret etti.
“Yani bunu enerji uzmanları, enerji analistleri çok yüksek bir rayiç olarak belirtiyorlar. Bu, Hürmüz’ün kapalı kalması kadar endişe verici, tehlikeli bir husus.”
ABD’nin bu tabloyu kabul etmesinin stratejik sonuçlarına da değinen Dr. Demirtürk, savaşın anlamına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Aksi takdirde bu 40 günden fazla süren savaşı icra etmesinin bir anlamı yok.”
İran’ın süreçten nasıl bir kazanımla çıkabileceğine de dikkat çeken Demirtürk, “Sadece İran’ı askerî olarak yıpratmış, kısmi olarak ekonomik olarak bir yıkıma sürüklemiş olan bir ABD ama Hürmüz konusunda İran’ın eline, kabul edilsin ya da edilmesin, uzun vadede taahhüt etsin ya da etmesin bir statü vermiş olacak.” dedi.
İran’ın stratejik hedeflerine de değinen Demirtürk, “İran, elinde iki kozu, jeopolitik etki alanını artık yeni bir hukuki statüye oturtmak niyetinde.” ifadelerini kullandı.
Sahadaki askeri ve diplomatik hareketliliğe de dikkat çeken Dr. Demirtürk, Devrim Muhafızları’nın kritik komutanlarının İslamabad’a intikal ettiklerini belirtti.
“Yani görüşmelerin daha askerî eksende ve daha Hürmüz’ün statüsü ve askerî kontrolü konusunda yoğunlaşabileceğini anlıyoruz.”
Bölgesel gerilim başlıklarına da değinen Dr. Demirtürk, İsrail’in tutumuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
“İsrail, Oval Ofis’in içerisinde, yalnızca medya yoluyla ya da diplomasi yoluyla Beyaz Saray’ı etkilemiyor.”
Müzakerelerin seyrine ilişkin son değerlendirmesinde Dr. Demirtürk, diplomatik manevralara dikkat çekti.
“Bugün hangi tekniklerin görüşüleceğini, müzakere esasının ne olduğunu göreceğiz.”
Hürmüz konusu meselenin kilididir, kalbidir. İran’ın uluslararası varlıkları, İran’ın uluslararası mali kaynakları meselenin kilididir.





