Münih Güvenlik Konferansı sırasında yaklaşık 250 bin kişi, Rıza Pehlevi’nin çağrısıyla İran rejimi karşıtı miting düzenledi. Gösteri, Pehlevi’nin yeniden öne çıkarılması ve kimler tarafından desteklendiği sorularını gündeme taşıdı. Uzmanlara göre İran’da seçimlere katılımın düşmesi rejime olan güvenin zayıfladığını gösteriyor. Ancak dış destekli bir değişim çağrısının İran halkı üzerinde sınırlı etkisi olacağı değerlendiriliyor.

Münih’te düzenlenen Güvenlik Konferansı sırasında İran rejimi karşıtı büyük bir gösteri yapıldı. İran’ın devrik şahının oğlu Rıza Pehlevi’nin çağrısı üzerine yaklaşık 250 bin kişi, Almanya’nın Münih kentinde bir araya gelerek İran yönetimini protesto etti.

Konferans süresince kentte toplanan on binlerce İranlı, rejim aleyhine sloganlar attı. Gösteri, “Rıza Pehlevi’yi kim destekliyor?” sorusunu da beraberinde getirdi.

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, Pehlevi’nin uzun süredir kamuoyunda görünmediğine dikkat çekerek, son dönemde öne çıkarılmasının tesadüf olmadığını savundu. Başbuğ, “Pehlevi bir anda kamuoyunun önüne servis edildi. İran için bir kurtarıcı ya da ülkeyi aydınlığa çıkaracak tek figür gibi sunulmaya çalışılıyor. Bunun temel nedeni, mevcut Hamaney yönetiminin ülkede ciddi şekilde tartışılıyor olmasıdır. Seçimlere katılım oranı yüzde 30–35 seviyelerine kadar düştü. Bu da rejime olan güvenin ciddi biçimde azaldığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mitingin organizasyonu ve Pehlevi’nin sahneye çıkarılması da tartışma konusu oldu. Başbuğ’a göre, sürecin arka planında İran’da tabandan gelen bir rejim değişikliği beklentisi bulunuyor. Başbuğ, “Trump’ın asıl hedefi ne Pehlevi ne de Hamaney. Asıl amaç, İran’da dipten gelen bir rejim değişikliğini tetiklemekti. Bu nedenle dışarıdan destek mesajları verildi. Ancak İran halkı, dış motivasyonla yönlendirilecek bir toplum değil” ifadelerini kullandı.