Pakistani heyetinin Tahran'a ulaşmasının ardından, ABD'nin İran ile ikinci tur ateşkes görüşmelerini değerlendirdiği haberleri geliyor. 8 Nisan'da (ABD saatiyle 7 Nisan) ilan edilen iki haftalık ateşkes sürüyor ancak Pakistan'ın geçen hafta sonu ev sahipliği yaptığı ve 20 saatten uzun süren ABD-İran görüşmelerinden somut bir sonuç çıkmamıştı. Bu sonuçsuz görüşmelerin hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı, kendi deyişiyle, yeni stratejisini açıkladı ve uluslararası petrol ticaretinin merkezindeki stratejik Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarını söyledi. Peki anlaşmaya varılma konusundaki ilk başarısızlığı ve yeni görüşme ihtimallerini nasıl değerlendirmeliyiz? İran ve ABD kontrollü bir tırmanışa doğru mu gidiyor, yoksa daha geniş çaplı kaçınılmaz bir savaşa mı sürükleniyor? Bundan sonra yaşanabileceklere dair dört olası senaryo.
Kırılgan bir ateşkesle "taktiksel duraklama"
Ateşkesin şartları -coğrafi kapsamı, hangi hedelerin kapsandığı, hatta "ihlal"in tanımı da dahil olmak üzere- taraflarca farklı yorumlandı. Bu da anlaşmanın bazı uzmanlarca, sürdürülebilir bir çerçeveden ziyade "taktiksel bir duraklama" olarak yorumlanmasına yol açtı. Washington merkezli düşünce kuruluşu Foundation for Defense of Democracies'den Behnam Ben Taleblu, "Çatışma başladıktan sonra, bir anlaşmaya varılabilme olasılığı, başından beri sıfıra yakındı" diyor. İslam Cumhuriyeti yetkilileri sürekli olarak "ateşkes ihlalinden" bahsederken, ABD ve İsrail ateşkes yükümlülüklerini çok daha sınırlı yorumladı. Müzakere masasına dönüş çabaları sonuç vermezse bu ateşkes, taraflara biraz durup toparlanıp, yeniden organize olup, pozisyonlarını değerlendirip bir sonraki aşamaya hazırlanmak için "zaman kazandıran bir araç" olmaktan öteye gidemeyecek."Gölge savaş"
Bir senaryo da -hatta belki en olası senaryo- "kontrollü tırmanış" olarak tanımlanan bir tür çatışmaya dönmek olabilir. Bu çatışmanın ne topyekün bir savaşa dönüştüğü, ne de tarafların askeri eylemleri tamamen durdurduğu bir hali tanımlıyor. Bu ihtimalde, "vekil aktörlerin" rolü de daha önemli hale geliyor. BBC News Farsça'ya konuşan Azizi, "İki taraf da topyekün bir savaşa girmeden, karşı tarafı etkilemek için elindeki seçeneklerini değerlendirip, baskı araçlarını kullanmak istiyor" diyor.Sessiz diplomasi sürebilir
Pakistan'daki ilk görüşmeler başarısız olmuş olsa da, diplomasi kapılarının tamamen kapandığını ya da müzakere seçeneğinin tamamen ortadan kalktığı sonucuna varmak şu an için mümkün değil. Bazı geleneksel arabulucular -Katar, Umman, hatta Suudi Arabistan ve Mısır- çatışmanın kontrolden çıkması endişeleriyle bu süreçte daha aktif roller alabilirler. Yine de kilit nokta şu ki; gerçek bir ilerleme ancak taraflar arasındaki temel farkların azaltılmasıyla olacaktır.Uzun süreli deniz ablukası
ABD Başkanı Trump, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişini engelleyerek İran'a deniz ablukası uygulayacağını açıkladı. Bu, hem İran'ı petrol gelirlerinden mahrum bırakmayı hem de ABD'nin en büyük rakibi ve İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin'i yaralamayı amaçlayan bir strateji olarak görülüyor. Ancak diğer uzmanlar bu adımın ABD'ye ciddi maliyetler doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, tüm bu senaryolardan ortaya çıkan tablo, bölgenin savaş ve barış arasındaki sınırın her zamankinden daha bulanık olduğu yeni bir aşamaya girmiş olduğu. Pakistan görüşmelerinin başarısızlığı, ne diplomasinin sonunun, ne de daha geniş çaplı bir savaş kesin olarak başladığının işareti. Bu mevcut ortamda taktiksel kararlar, güvenlik meseleleri ve sahadaki en ufak gelişmeler bile, krizin gidişatını orantısız şekilde etkileyebiliyor.





