Dünya genelinde para politikası ile ekonomik aktiviteye ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler tahvil piyasalarında talebin artmasında etkili oluyor. ABD'de son açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonun yavaşladığına ve iş gücü piyasasının soğuduğuna ilişkin sinyaller vermesiyle, ABD Merkez Bankasından (Fed) beklenen güvercin adımların seviyesine yönelik tahmin aralığı bir nebze genişledi.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in yılın ilk faiz indirimine haziran ayında gidebileceği tahminleri güçlü kalırken, bankanın yıl genelinde ise toplamda 3 faiz indirimi yapabileceği öngörüsü gündeme geldi. Fed'in gevşeme adımlarını genişletebileceğine yönelik tahminler tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyri desteklerken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, salı günü yüzde 4,02'ye inerek 1 Aralık 2025'ten bu yana en düşük seviyesine gerileyerek yüzde 4,09'da dengelendi.
Küresel finans sistemi içinde en kritik referans göstergelerden biri olan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi ile ülke risk priminin toplamı üzerinden şekillenen dış borçlanma maliyetlerinin yakın dönemde daha da gerileyebileceği öngörülüyor. Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada güven veren duruşu, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara talebini artırırken, ülkenin borçlanma maliyetleri azalıyor.
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Nisan 2025'ten bu yana düşüş eğiliminde hareket ediyor. CDS, 5 Ocak tarihinde 202,7 baz puana indi. Bölgedeki jeopolitik tansiyonun etkisiyle CDS 218 baz puana kadar yükselse de, yurt içinde uygulanan ekonomi politikasına duyulan güven çerçevesinde söz konusu artış kayda değer bir artış olarak değerlendirilmedi. Bu süreçte yabancı yatırımcıların tahvil ve hisse senedi piyasalarındaki alımları dikkati çekerken, Türkiye'deki bankaların yurt dışı şubeleri hariç tutulduğunda yurt dışı yerleşiklerin son 6 haftadır net alıcı konumda olduğu görüldü.
Yurt dışında yerleşik kişiler, 6 Şubat haftasında, 134,3 milyon dolarlık hisse senedi ve 255,6 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) alımı gerçekleştirdi. Türkiye'deki bankaların yurt dışı şubeleri hariç tutulduğunda yurt dışı yerleşiklerin son 6 haftadaki net DİBS alımları 4 milyar 233 milyon dolara ulaştı.
Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde son dönemlerde belirgin bir geri çekilme izlendiğini belirtti. Eryılmaz, güvenli liman talebinin son dönemde tamamen altına kaydığını, ancak şimdi insanların yakın vadedeki belirsizliklerde ABD 10 yıllık tahvilini almaya başladıklarını ifade etti. ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki bu geri çekilmenin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından olumlu olduğunu vurguladı.
Pariterium Danışmanlık şirketinin kurucusu İsmet Demirkol da ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin gerilediğini ve Türkiye'nin gerileyen CDS priminin Türkiye'nin uzun vadeli dolar borçlanma maliyetinin azalmasına katkı sağladığını söyledi. Bu durumun Türkiye'ye yabancı sermaye girişini olumlu katkı sağlayabileceğini belirtti.





