ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılarla İran’da savaş 3 haftayı aştı. Ülkede ağır kayıplar yaşanırken, İran yönetimi misilleme olarak ABD üslerini hedef aldı. Trump ve Netanyahu’nun ayaklanma çağrılarına rağmen İran halkı rejim etrafında kenetlendi. Kadınlar ziynet eşyalarını, çocuklar ise birikimlerini orduya bağışlayarak dikkat çeken bir dayanışma örneği sergiledi.
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, üçüncü haftasını geride bırakırken şiddetini artırarak devam ediyor. Bu süreçte İran’ın birçok stratejik noktası hedef alındı. Saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. İran yönetiminde kritik görevlerde bulunan isimlerin de aralarında olduğu kayıplar, ülke siyasetinde derin bir sarsıntıya yol açtı. Hayatını kaybedenler arasında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de bulunduğu bildirildi.
Tahran yönetimi, saldırılara karşılık olarak misilleme operasyonları başlattı. İran Devrim Muhafızları, Körfez ülkelerindeki Amerikan askeri üslerini hedef aldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise yaptıkları açıklamalarda, İran içinde rejim karşıtı bir ayaklanma çağrısında bulundu. Bu açıklamalar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Ancak yapılan çağrıların aksine, İran’da toplumsal çözülme yerine dikkat çekici bir kenetlenme yaşandı. Ülke genelinde başlatılan destek kampanyaları, geniş halk kesimlerinden karşılık buldu. Özellikle orduya destek amacıyla düzenlenen yardım kampanyasına katılımın yüksek olduğu gözlendi.
İran’daki dayanışma seferberliğinde en dikkat çekici destek ise kadınlar ve çocuklardan geldi. Kadınlar, kollarındaki bilezikleri ve evlerindeki bakır eşyaları bağışlayarak kampanyaya katkı sundu. Çocuklar ise kumbaralarında biriktirdikleri harçlıkları orduya destek için bağışladı. Bu görüntüler, ülkede savaşın yarattığı baskıya rağmen toplumun önemli bir bölümünün ortak bir tutum sergilediğini ortaya koydu.





