Dünya Sağlık Örgütü'nün maymun çiçeği hastalığına yönelik son uyarılarıyla birlikte, küresel sağlık endişeleri yeniden alevlendi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel acil durum ilan edilmesine yol açan maymun çiçeği virüsü salgınında alınacak önlemler konusunda uzmanlar uyarılarda bulundu. Sağlık Bakanlığı, maymun çiçeği vakasının Türkiye'de henüz görülmediği bilgisini paylaştı.

Bu virüs, normalde bazı Afrika ülkelerinin kırsal, ormanlık bölgelerinde yaşayan vahşi küçük kemirgenler ve maymunlar gibi hayvanlarda bulunuyor. Yoksulluk, sürekli göç, iç savaşlar, küresel ısınma gibi nedenlerle bu vahşi yaşamın olduğu bölgelere giren ve hatta bu hayvanları kesip yemek zorunda kalan Afrikalılara bu şekilde bulaştığı biliniyor. Bu virüsü ilk kez, 1958 yılında Danimarkalı bilim insanları; ciltlerinde çok sayıda içi su dolu yaraları olan maymunları incelerken tespit etti. Maymun çiçeği virüsü tespit edilen ilk kişinin ise 1970 yılında Kongolu 9 aylık bir çocuk olduğu ve ilk insandan insana bulaşın 2017 yılında gerçekleştiği öğrenildi.

Virüs ile ilgili konuşan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Duran Tok, maymun çiçeğinin Batı ve Orta Afrika bölgelerinde gözlendiğini ve lezyonların çiçeğe benzediği için bu ismin verildiği bilgisini paylaştı. Damlacık ve temasla bulaştığını anlatan Tok, "Bu virüsün alt varyantları da var, DNA VE RNS dizilimlerine göre değişiyorlar, Orta Afrika'da görülen yüksek ölüm oranlarına sahipken, Batı Afrika'daki hafif seyrediyor ve hızlı bulaşabiliyor" dedi.

Maymun çiçeği virüsü kişilerde ateş, kas ağrıları, vücutta döküntüler şeklinde kendini gösteriyor. Uzmanlar, korunmak için kalabalık ortamlardan uzak durulmasını, ellerin sık yıkanmasını ve temastan kaçınılmasını tavsiye ediyor. Afrika ülkelerine seyahat edenlerin yurda döndüklerinde yapmaları gerekenleri anlatan Tok, "Bu virüsün kuluçka süresi 1-3 hafta, bu sürede kişinin koruyucu önlemler alması ve kendini kontrol etmesi şart" şeklinde konuştu.

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da maymun çiçeği virüsüne dair şunları söyledi: "Bu konu yeniden gündemde çünkü yakın tarihte İspanya, Hollanda ve İtalya'da vakalar görüldü. Bu kişilerin yurt dışı teması olmaması da virüsün ülkelerinde görüldüğünün ispatı. Tip 1 şekli Orta Afrika'da görülürken diğeri de Batısında Kongo Havzası'nda görülüyor. Şu anda artmakta olan tip 2 dediğimiz Batı Afrika'da görülen tipi."

Uzmanlar, özellikle Afrika ülkelerine yapılan seyahatlerde veya bu kökenli kişiler ile temas olması durumunda vatandaşların aşı olmalarını öneriyor. Bu virüsün belirtilerinin su çiçeğine benzediğine değinen Ceyhan, "Deriden kabarcıklar şeklinde kırmızı döküntüler oluyor, hafif bir ateş, kırgınlık, işte kaslarda ağrı, aşıntı, cilt döküntüleri görülüyor. Ölüm oranları ise yüzde birin altında" diye konuştu. Bu kişilere temasta bulunanların acilen aşı yaptırması gerektiğinin altını çizen Ceyhan, "Bu ülkelere gidenlerin öncesinde de aşı yaptırmaları gerektiğini kaydetti.