Adolescence dizisi: Manosphere forumlar bu görünürlüğe nasıl ulaştı?
13 yaşındaki bir çocuğu, sınıf arkadaşı kızı öldürmeye iten şey nedir? Netflix yapımı "Adolescence" çok rahatsız edici bu soruyu gündeme getirmesiyle de ses getirdi. Bu sorunun cevaplarından biri "manosphere" oluşumlarda yatıyor gibi görünüyor. İlk olarak 2009'da ortaya atılan bir tanım olan "manosphere", internetteki sohbet odalarında bir araya gelen erkeklerin aralarında kurduğu ağı ifade etmek için kullanılıyor. Erkek (man) - Sphere (alan) kelimelerinden türetildi. Bu grupların üyeleri, aşırı kadın düşmanı fikirlere kadar uzanan geniş bir spektrum içinde bir araya geliyor. Önceleri, bu tür konuşmalar, internetin karanlık dehlizlerine ait bir olguyken, bugün sosyal medya algoritmaları sayesinde kitlelere erişiyor. Kendisini kadın düşmanı olarak tanımlayan Andrew Tate gibi isimler sosyal medya algoritmalarıyla dünyaca ünlü hale gelebildi. Uzmanlar, Tate gibi internet ünlülerinin ile grupların, sosyo-ekonomik zorlukların yarattığı toplumsal çözülmeyi ve boşluğu istismar ettiğini düşünüyor.
Adolescence'in (Ergenlik) yazarı Jack Thorne, diziyi hayata geçirmek için araştırma yaparken bu konuşmaların yapıldığı sohbet odalarında zaman geçirdi. BBC'ye konuşan Thorne, bu fikirlerin kişilere neden ilgi çekici geldiğini incelerken, bu tür fikirlerin her yerde olduğunu fark ettiğini anlatıyor. 2024'te kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri rekor düzeye yükseldi.
Feminizme karşı tepki 1970'lerde, eşitlik ve ayrımcılık konularını merkezine alan ikinci feminizm dalgası sırasında, Amerikalı aktivist Warren Farrell, Erkek Kurtuluş Hareketi içinde önemli bir ses haline geldi. Farrell, cinsiyet rollerinin ve ataerkilliğin, erkeklere de zarar verdiğini savunuyordu. Manosphere olgusu üzerine çalışan bir profesör olan Debbie Ging, feministlerin, kadınlara yönelik erkek şiddeti salgınına karşı seslerini yükseltmeleri sonrası iki hareketin karşı karşıya geldiğini söylüyor. Farrell bu süreçte, cinsiyet eşitliğinden çok, feministlerin güçle ilgilendiğine inanmaya başladı.
Yıllar içinde giderek artan sayıda erkek bu görüş arkasında hizalandı. Erkek Kurtuluş Hareketi, daha sonra dağılsa da Farrell görüşleri ile varolmayı sürdürdü. Erkeklerin ezildiğini, aile içi şiddetin iki yönlü bir sorun olduğunu ve eşitsiz ücretten kadınların sorumlu olduğunu iddia eden kitaplar yazdı. Bu fikirlerin internetin ilk dönemlerinde ifade edildiğini söyleyen Profesör Ging, günümüz erkek hakları aktivistlerinin çoğunun bu dönemi kendileri için bir mihenk taşı olarak gördüğüne işaret ediyor.
İnternet 1990'larda yayılmaya başladığında, erkek hakları aktivistleri bu yeni ortamı forumlar ve sohbet odaları oluşturmak için kullandılar. Bu grupların hepsi ilk başta zararlı değildi. İncel kavramını ilk kez kullanan da aslında eşcinsel bir kadındı. Kanada'nın Toronto kentinde yaşayan bu kadın, 1997 yılında henüz 20'li yaşlarındayken, kendisi gibi toplumda önyargılarla karşılanan yalnız insanları bir araya getirecek çevrimiçi bir topluluk kurdu. 2018 yılında BBC'ye verdiği demeçte, Involuntary Celibacy Project (İstemsiz Bekarlık Projesi) adını verdiği bu topluluğu, kadın ve erkeklerin sorunlarını konuştuğu "arkadaşça bir yer" olarak tanımlıyordu.
Siber suç uzmanı ve Manosphere tarihi hakkında bir kitabı olan Dr. Lisa Sugiura, incel forumlarına benzer şekilde, bu grupların da kısa sürede kadın düşmanı fikirlerle dolup taştığını söylüyor. BBC'ye konuşan Sugiura, "Kadınları elde etmek için ipuçları ve taktikleri paylaşıyorlardı. Ama aslında, kadınların hiçbir inisiyatifi olmadığını, hayır deme haklarının olmadığını düşünüyorlardı" diyor.
Manosphere sosyal medya ile birlikte büyük görünürlük kazandı. İnceller Facebook, YouTube ve Reddit üzerinden bir araya geldiler ve daha geniş kitlelere ulaştılar. Kitlelerin büyütülmesi için gruplar birbirlerinden ideoloji ödünç almaya da başladı. Bu ortamlarda en fazla dile getirilen görüş, erkeklere flört şansı tanınmadığına ilişkin inançtı. Adolescence'te de yer alan "80/20 kuralı", kadınların yüzde 80'inin erkeklerin yüzde 20'sine ilgi duyduğunu iddia ediyor. Bu iddia yanlış yorumlanmış bir ankete dayanıyor. Bu görüşü kabul eden erkekler içinse, ilk Matrix filmine göndermeyle, "kırmızı hapı yuttu" deniliyor. 1999 yapımı filmde ana karakterin seçtiği hapı almasıyla gerçek dünyayla ilgili gerçekleri görmesi mümkün hale geliyordu.
Dr. Sugiura, bu tür influencerların, aşırılıkçı mesajları daha hoş hale getirmenin yolunu, bu şekilde bulduğunu savunuyor: "Manosphere sadece kadın düşmanlığı ve nefretle sınırlanmıyor. Öyle bir sunuluyor ki, sanki kişisel gelişim ve kendini düzeltmekle ilgiliymiş pazarlanıyor". Sugiura'ya göre "erkeksi" olma baskısı hisseden genç erkekler için bu tür gruplar, yalnızlıkları ve kaygıları hakkında konuşabildikleri için de anlam kazanıyor. Adolescence'in yazarı Jack Thorne, bu tür internet ünlülerinin ekosistemin bir parçası olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Olan bitenin farkında olmayan ebeveynler, ihtiyaçlara yetersiz kalan okul sistemi ve maruz kalınan düşünceler bu sorunun parçası." Sıradan hayatlar yaşayan sıradan ailelerin başına nelerin gelebildiğini bilmek gerçekten endişe verici.





