Millî İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Afrika’nın küresel siyasetteki yükselen rolünü ve Türkiye’nin kıtaya yönelik "kazan-kazan" esaslı güvenlik ve iş birliği yaklaşımını AA Analiz için kaleme aldı.
Uluslararası sistem, son dönemde belirsizliğin baskın hale geldiği ve güç dinamiklerinin dönüştüğü yeni ve farklı bir rekabete sahne olmaktadır. Bununla birlikte siyasal tahayyüllerin, güvenlik anlayışlarının ve ittifak yaklaşımlarının köklü biçimde sorgulandığı bir geçiş süreci yaşanmaktadır. Klasik güç dengelerinin aşınması, yerleşik ittifak düzeneklerinin işlev kaybı ve çok katmanlı krizlerin kalıcı hale gelmesi, küresel siyaseti giderek daha öngörülemez zemine taşımaktadır. Artık yaşanmakta olan belirsizlik ve öngörülemezlik, uluslararası düzenin yapısal özelliği haline gelmektedir. Bu ortamda güç rekabeti sertleşirken, uzun süredir küresel siyasetin çevresinde konumlandırılan coğrafyalar yeniden stratejik önem kazanmaktadır.
Dünya tarihinde önemli rol oynamalarına rağmen haritalarda görmezden gelinen yerler farklı yönleri ve önemleri ile yeniden dikkati çekmeye başlamıştır. Bu coğrafyaların başında ise Afrika gelmektedir. Afrika artık küresel rekabetin yaşandığı alan olmanın ötesinde, küresel gündemin hangi eksenler etrafında şekilleneceğini doğrudan etkileyebilen ağırlık merkezi olarak öne çıkmaktadır. Afrika’da yaşanan herhangi bir gelişmenin Avrupa’yı, Orta Doğu’yu ve hatta Asya’yı etkileyen sonuçlar üretmesi, kıtanın uluslararası siyasetin çevresinden merkezine doğru yol aldığını, kritik dinamiklerden biri haline geldiğini açıkça göstermektedir.
Afrika’nın artan önemi, geçici ilgi artışının ya da konjonktürel yönelimin sonucu değildir. Aksine bu yükseliş, yapısal parametreler üzerinden okunması gereken uzun vadeli dönüşümü yansıtmaktadır. Genç ve hızla artan nüfusu, enerji ve ticaret yolları üzerindeki jeopolitik konumu, güvenlik ve iklim değişikliği gibi küresel başlıklarda artan belirleyiciliği, doğal kaynakları ve üretim potansiyeli, Afrika’yı hem ekonomik hem de stratejik açıdan vazgeçilmez aktör haline getirmektedir.
Türkiye’nin Afrika’ya yaklaşımı, Afrika’yı kriz ve rekabet çerçevesine hapseden indirgemeci okumaları terk etmek ve kıtayı kendi bağlamı içinde, kendi öncelikleri ve kurumsal dinamikleri üzerinden değerlendirmekten geçmektedir. Türkiye, Afrika’yı ortak tarihsel hafızaya sahip, eşit ve saygıya dayalı stratejik ortak olarak konumlandırmaktadır. Bu yaklaşım, ilişkileri hiyerarşik düzleme yerleştirmek yerine karşılıklı egemenlik ve saygı temelinde kurmayı hedeflemektedir. Türkiye’nin Afrika politikası, bu gerçeğin farkında olarak adil, çok boyutlu ve uzun vadeli ortaklık modelini savunmaktadır.
Sonuç olarak, Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile kurmakta olduğu stratejik diyalog köklü siyasi ve kültürel geçmişimize dayanmaktadır ve istikameti geleceğin fırsatlarını yakalama üzerinedir.
[Prof. Dr. Talha Köse, Millî İstihbarat Akademisi Başkanıdır.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.






