Türkiye ve KKTC'nin varlığına yönelik "Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail" ekseninde karanlık planlar devam ederken, Doğu Akdeniz denklemine yeni oyuncular da katılıyor. Son olarak Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in EOKA Müzesi açılışına katılarak örgüt elebaşı Yeoryos Grivas’ın otomatik silahlı fotoğrafının önünde poz vermesi Türkiye ve KKTC’de büyük tepki toplarken; Doğu Akdeniz'deki gelişmeler dikkatlerden kaçmıyor. Türkiye ve KKTC’ye yönelik karanlık ittifaka Hindistan’ın da dahil olması çok katmanlı jeopolitik gerilime sahne olurken; Kıbrıs adasının güneyinde bulunan hidrokarbon rezervleri ise birçok ülkenin iştahını kabartıyor.
Rum Kesimi limanları, Hindistan Donanması'na açılmış durumda.
ARALIKSIZ DEVRİYE
Rum Kesimi'ne, İsrail'in ardından orta ve kısa menzilli hava savunma sistemleri, radar altyapıları ve kıyı bataryalarını pazarlama girişiminde bulunan Hindistan, bir yandan da doğalgazın Yunanistan üzerinden Avrupa'ya aktarılmasını için geliştirilen EastMed projesine dahil olmaya çalışıyor. Analistler, Rum Kesimi'nin Hindistan’dan almayı planladığı kısa menzilli hava savunma sistemleri ve deniz gözetleme teknolojilerinin, Türkiye’nin savunma dengesi açısından yeni bir sınav anlamına geldiğini belirtiyorlar. Türkiye'nin mevcut gelişmelere karşı KKTC’deki savunma kapasitesini artırması, denizaltı ve hava unsurlarının rotasyonlu devriye görevlerini aralıksız sürdürmesi gerektiği belirtiliyor.
PAKİSTAN İLE YAKINLAŞMA
Yapılan analizlerde Hindistan’ın Güney Kıbrıs’a savunma sistemi satması durumunda Türkiye'nin diplomatik ve askeri kanalları işletmek durumunda kalacağı da vurgulanıyor. Türkiye'nin “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde deniz yetki alanlarını genişletme ve enerji kaynaklarına erişim hedefini sürdürmesi gerektiği vurgulanırken, Pakistan ile mevcut askeri işbirliğinin güçlendirilerek ortak tatbikatlar, füze ve deniz sistemleri paylaşımının gündeme alınması ise kritik önemde görülüyor.
ÇOK BOYUTLU KIRILMA
Türkiye’nin bu yeni gelişmeye vereceği tepkinin önemine değinen analistler, hem diplomatik hem de askeri sahada karmaşık bir denklem oluştuğuna dikkat çekiyorlar. Özellikle MEB ve kıta sahanlığı haklarının korunmasının Türkiye açısından kritik öneme sahip olacağı da belirten analistler, Türkiye’nin Pakistan ile ilişkilerin güçlendirmesi gerektiği vurgulanıyor. KKTC’nin varlığına yönelik Yunanistan-İsrail destekli stratejilere Hindistan’ın da eklenmesinin, Doğu Akdeniz denkleminde çok boyutlu kırılmaları tetikleyeceği de belirtiliyor.
Yunanistan ile Hindistan geçtiğimiz haftalarda ortak tatbikat düzenlemişlerdi.
KOMBOS'UN SÖZLERİ
Ankara’nın çok yönlü ve esnek stratejiler geliştirmesi gerektiğine dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ise şu saptamaları gündeme taşıyor: "Rum kesimi Dışişleri Bakanı Nikos Kombos, Hindistan’ı 'öncelikli stratejik ittifak' olarak tanımlıyor ve Türkiye’ye karşı savunma ekipmanı temin edebileceklerini açıklıyor. Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar ise ülkesinin, 'iki bölgeli, iki toplumlu federal Kıbrıs çözümüne sarsılmaz desteğini' yineleyerek, Rum Cumhuriyeti’nin egemenliğine uluslararası meşruiyet sağlıyor."
TÜRKİYE'Yİ İZOLE ETME ÇABASI
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni de Doğu Akdeniz’de son dönemde artan askeri iş birlikleri ve altyapı projelerinin, Türkiye’yi bölgedeki denklemin dışına itmeye yönelik planlı bir stratejinin parçası olduğunu vurguluyor. Köni, bu durumu değerlendirirken şu uyarılarda bulunuyor: “Yunanistan, İsrail ve Rum Kesimi'nin attığı adımlar bağımsız görünse de, gerçekte ABD ve İngiltere'nin doğrudan etkisi söz konusu. Bölgede gerçekleştirilen askeri tatbikatlar, enerji koridorlarına yapılan yatırımlar ve yürütülen diplomatik hamleler, Türkiye’yi izole etme stratejisiyle örtüşüyor.”





