Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) karşı yürüttüğü ve belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun görevden alınarak tutuklanması ile sonuçlanan soruşturma hakkında konuştu, "vicdanım rahat" dedi. Ankara'da 5 Mart'ta medya kuruluşlarının temsilcileriyle iftar yemeğinde buluşan Gürlek, açıklamalarda bulundu. 9 Mart'ta ilk duruşması görülecek olan İBB soruşturmasıyla ilgili sorulara cevap veren Gürlek, "ben sadece Cumhuriyet Savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım" dedi.
İBB soruşturması kapsamında İmamoğlu, geçtiğimiz Mart ayında CHP'li çok sayıda üst düzey yönetici, bürokrat ve belediye çalışanları ile birlikte gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenen soruşturmada iddianame Kasım ayında kabul edildi. Hakkında suç örgütü kurmak ve yönetmek başta olmak üzere 142 eylemden suçlama bulunan İmamoğlu için 2 bin yılın üzerinde hapis cezası isteniyor. İmamoğlu tüm suçlamaları reddederken CHP operasyonların siyasi olduğunu düşünüyor.
CHP lideri Özgür Özel başta olmak üzere CHP'li yetkililer, soruşturmayı yürüten Akın Gürlek'in Cumhuriyet Başsavcısı olmadan önce Adalet Bakanlığı yardımcılığı yaptığını, siyasi saiklerle bu soruşturmayı yürüttüğünü iddia ediyor. CHP'li isimlerin eleştirileri sebebiyle Akın Gürlek ayrıca tazminat davası açmıştı.
Dava süreci devam ederken 11 Şubat'ta Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek, konu ile ilgili eleştirilere yanıt verdi. Gürlek, "Bizim şahıslarla ilgili bir çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık" dedi. Adalet Bakanı, "Ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşturması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi" dedi. Cumhuriyet savcısının kuvvetli suç şüphesi olduğunda tutuklamaya sevk ettiğini, makul şüphe varsa soruşturmaya başladığını belirten Gürlek, "iddianamedeki delillerin çoğu somut deliller" dedi.
Gürlek, "O bakımdan o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım" dedi. Hukukta kararların denetlenebildiğini belirten Gürlek, "bir savcı yanlış bir karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, İmralı süreci hakkında da konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacak?" sorusunu yöneltmesi üzerine, "bu sürecin, kanun yapılması, tasarrufu, takdiri, yöntemi neleri kapsayacağı meclise ait" dedi. Bahçeli'den Öcalan çağrısı yapıldı ve Gürlek, sürecin genel olarak bir Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyup duymayacağına dair değerlendirmelerde bulundu.
Gürlek, "Ebette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor. Ama Terörsüz Türkiye süreci için Ceza Kanunu, Ceza Güvenlik İnfaz Kanunu ve diğer kanunlarda değişiklik yapılması yeterli" dedi. Adalet Bakanı, statü tartışmasıyla ilgili de meclisi işaret etti; "Yüce meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Artık o meclisin takdiri" dedi.
Gürlek, Adalet Bakanlığı'nın yalnızca İmralı'ya gidecek heyetle ilgili izinlerle ilgilendiğini belirtti. "Umut hakkı" düzenlemesiyle ilgili de konuşan Gürlek, şu anki uygulamada terör suçlarını ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların aynen infaz edildiğini ifade etti.


