Siyaset Bilimci Dr. Ümit Nazmi Hazır, Trump ve Putin arasında Alaska’da yapılacak olan görüşmenin iki taraf için de ne anlama geldiğini ve Rusya-Ukrayna savaşına olası etkilerini AA Analiz için kaleme aldı. 15 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Alaska’da gerçekleşecek olan zirve hem sembolik olarak hem de dünya politikası ve Rusya-Ukrayna savaşı açısından büyük öneme haiz. Görüşmede Rusya-ABD ilişkileri de ele alınacak olmakla birlikte, odak noktası, üç yılı aşkın süredir devam eden ve yıpratma savaşına dönüşen Rusya-Ukrayna savaşı olacak. Görüşmenin gerçekleşeceği yer ise şaşırtıcı ve beklenmedik bir şekilde Alaska oldu.
Trump’ın “Deus ex Machina” etkisi ve tarafların pozisyonları Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasından sonra uluslararası ilişkilerin dinamiklerinde ve paradigmasında önemli bir değişiklik yaşandı. Bir bakıma, İtalyan düşünür ve siyasetçi Antonio Gramsci’nin “eski dünya ölüyor ve yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, şimdi ise canavarlar zamanı” tabiri 21. Yüzyılının ikinci çeyreğinde uluslararası ilişkilerde vuku bulmaya başladı. Trump’ın sürekli söylem değişiklikleri ve uyguladığı “stratejik belirsizlik” politikası uluslararası ilişkilerdeki “belirsizlik dönemi”ni derinleştirdi. Trump’ın etkisinin en fazla hissedildiği konulardan birisi ise Rusya-Ukrayna savaşı.
Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden dönemi geleneksel ABD dış politikasının dışına çıkarak ve “havuç-sopa” stratejisini uygulayarak sorunu hızlı bir şekilde çözmeye çalıştı, Putin ise süreci yavaşlattı. Trump’ın sorunu hızlı bir şekilde çözme isteğine rağmen, süreçte kayda değer bir ilerleme katedilmiş değil. Buradaki en önemli neden, tarafların pozisyonları arasındaki neredeyse 180 derecelik farklılık ve tarafların taviz vermemesi. Rusya, Ukrayna'nın NATO'ya katılımına şiddetle karşı çıkıyor; Kiev ise bu hedefinden vazgeçmiyor.
Zirveden beklentiler ve ihtimaller Tarafların pozisyonlarına baktığımızda optimum noktada buluşmaları kolay olmayacak gibi gözüküyor. Moskova taviz verme niyetinde değilse, müzakereleri neden devam ettirdiği ve Putin'in Trump ile neden buluştuğu sorusu önem kazanıyor. Zirvenin sonucuyla ilgili olarak üç ihtimal karşımıza çıkmaktadır: En kötü ihtimal görüşmenin sonuçsuz çıkması, iyimser senaryo ise ateşkesin çıkmasıdır. Üçüncü ihtimal ise Trump ve Putin’in belli noktalarda uzlaşması.
Sonuç olarak, hangi sonuç çıkarsa çıksın son aşamada Kiev’in de sürecin içinde olması gerekecektir, çünkü savaşın bir tarafı olmadan kalıcı barışa ulaşmak metodolojik olarak mümkün değildir.




