DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kötü ekonomik şartlar ve yüksek enflasyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Memurlar.net Genel Yayın Yönetmeni Edip Üzen'in sorularına yanıt veren Babacan, emeklilerin çok zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalıştığını belirtti ve 20 bin TL olarak açıklanan en düşük emekli aylığını yetersiz buldu. Babacan, emekli ile çalışanlar arasındaki maaş farkı çarpıklığına işaret ederek:
"Geçmişte çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında korunması gereken bir oran vardı. Şimdi bu oran tamamen yerle bir oldu. En düşük emekli maaşını 20 bin liraya tamamlamayı bir müjde gibi sunuyorlar. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği, yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir ülkede siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz?"
Babacan, 60-65 yaşındaki emeklilerin sırf evine ekmek götürebilmek için inşaatlarda, ağır işlerde çalıştığını belirterek:
"Emekliyi sokağa, inşaata, güvencesiz işe mahkûm eden bir ekonomi yönetimi başarılı sayılamaz. Bu bir tercihtir ve bu tercih dar gelirliden yana değildir. Emeklilik, dinlenme dönemi olmaktan çıktı. Emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki fark giderek açıldı."
Babacan, maaş zamlarının 3 ayda bir yapılması gerektiğini vurgulayarak:
"Yüksek enflasyonun olduğu bir ortamda 6 ay beklemek zulümdür. Maaş artışlarının gerekirse üç ayda bir güncellenmesi ve üzerine mutlaka büyümeden gelen refah payının eklenmesi şarttır."
Babacan, mevcut iktidarın dolaylı vergilerle dar gelirliyi ezerken, faiz lobilerini beslediğini dile getirerek:
"Bizim çözümümüz; verginin az kazanandan az, çok kazanandan çok alındığı ve gelirin adil bölüşüldüğü bir sistemdir."
Babacan, kamu personel sisteminde köklü reformlar yapılması gerektiğini ifade ederek:
"Maaşların gerçek enflasyona göre artışını engelliyor ve vatandaşların refahını düşürüyor. Çalışan ile emekli arasındaki maaş katsayısı tamamen bozuldu. Eskiden memur ile emekli arasında bir orantı varken şimdi uçurum oluştu, bu da insanların hayat standardını bozdu."
Babacan, 2025 yılı için açıklanan resmi enflasyon rakamları ve geçmiş yıllardaki metodoloji değişiklikleri üzerinden asgari ücretlilerin devletten en az yüzde 30'luk alacağı olduğunu belirtti.



