Almanya, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle petrol fiyatlarındaki belirsizliği azaltmak amacıyla stratejik petrol rezervlerinin bir kısmını piyasaya sürme kararı aldı.
Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, bu kararın özellikle İran ile yaşanan gerilimin yarattığı belirsizlik nedeniyle alındığını ve artan enerji maliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkisini sınırlamayı hedeflediklerini belirtti. Reiche, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) üye ülkelerden toplam 400 milyon varil petrol rezervinin piyasaya sürülmesini istediğini ve Almanya'nın da bu plana katkıda bulunacağını ifade etti.
Almanya'nın geçen yıl kasım itibarıyla yaklaşık 34,42 milyon ton petrol rezervine sahip olduğu, bu rezervlerin petrol ithalatının tamamen kesilmesi durumunda ülkenin enerji ihtiyacını yaklaşık üç ay boyunca karşılayabileceği belirtiliyor.
Hükümet ayrıca akaryakıt fiyatlarına yönelik yeni bir düzenleme hazırlıyor. Bu düzenlemeye göre benzin ve dizel fiyatları günde en fazla bir kez artırılabilecek, ancak fiyat düşüşleri gün içinde herhangi bir zamanda yapılabilecek. Reiche, piyasadaki rekabet şartlarının iyileştirilmesi adına daha sıkı denetim mekanizmalarının devreye alınacağını aktardı.
Almanya'daki en büyük otomobil kulübü (ADAC), bu uygulamanın ters etki yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kuruma göre, şirketler gün içinde fiyat artışı yapamayacakları için günün başında daha yüksek fiyatlar belirleyebilir ve bu durum ortalama akaryakıt fiyatlarının yükselmesine yol açabilir.
Enerji piyasalarındaki gerilim, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik endişeleri nedeniyle artarken, İran'ın bölgede mayın döşediği yönündeki iddialar küresel petrol arzına ilişkin endişeleri büyüttü. Avrupa Komisyonu da enerji maliyetlerini düşürmeye yönelik yeni seçenekleri inceliyor ve Avrupa'nın artan fosil yakıt fiyatları nedeniyle büyük maliyetler ödediğini vurguluyor.



