2025 yılı altın yatırımcısı için kazançlı geçti. Yıla 3.004 TL seviyesinden başlayan gram altın, Temmuz sonu itibarıyla 4.325 TL'ye kadar yükselerek yaklaşık %44 değer kazandı. Aynı dönemde ons altın da 2.640 dolardan 3.340 dolara çıkarak %26'nın üzerinde artış gösterdi. Peki altında yıl sonu beklentisi ne? İstanbul Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zekeriya Şahin değerlendirdi.

ALTIN İÇİN SON SÖZÜ KİM SÖYLEYECEK?

Baktığımız zaman altındaki ciddi yükseliş trendini görüyoruz. Özellikle 20 Ocak 2025'te Donald Trump'ın başa gelmesiyle birlikte, geliş niyetinde ulusal ekonomiyi düzeltme çabaları vardı. Bununla birlikte ABD'de Aralık ayından itibaren ciddi anlamda bir altın toplama durumu söz konusuydu. Yaklaşık 600 tonluk altını İngiltere'den kendi ülkesine getirtmiş oldu. Bununla birlikte altındaki yükselişin bir başka önemli kriteri de dünyadaki birtakım jeopolitik riskler nedeniyle, dünya merkez bankalarının altın talepleri doğrultusunda altının fiyatında ciddi anlamda yükseliş trendi başladı.

Keza 2 Nisan'da Trump'ın ABD'nin Kurtuluş Günü diye ilan ettiği o gün, vergi tarifelerini açıkladığı günden itibaren ticari risklerin arttığını görüyoruz. Jeopolitik riskler de bununla birlikte artmış oldu ve burada enteresan olan bir cümle kullandı: "Altını olan kuralı koyar." dedi. Bununla birlikte de altındaki seyir yükselmeye başladı.

Dönemsel olarak ara ara düzeltme, kâr satışları gelmekle birlikte altındaki ivmelenme her geçen gün yükselmeye başladı. Bundan sonraki süreç şu: Özellikle dikkat edersek, dün Trump'ın yine Hindistan üzerinden gümrük vergisi tarifesi açılımı yapıldı. İkincil tarifelerin gelebileceği sinyalini verdi. Burada önemli bir tarih var, Eylül ayı.

EYLÜL AYI NEDEN ÖNEMLİ?

Çünkü Çin ile yapılan 90 günlük sürenin bitimine denk geliyor, vergi noktasında. Bununla birlikte dün elma markalı telefon firmasının ABD'de 600 milyar dolarlık yatırım yapacağını, çip ve hafif metaller üzerinden önemli açıklamalarda bulundu. Bu da Çin üzerinden Tayvan'la olan gerilimin artacağı anlamına gelir. Ben özellikle Çin'in Tayvan'a 2030'a kadar bir müdahale yapacağı kanaatindeydim ve bundan sonraki süreçte daha da kısa sürede olacağı kanaatindeyim. Çünkü ABD asla ve asla çip teknolojisinin Çin'de olmasını istemiyor. Çin'e bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Bununla birlikte de dünkü açılım neticesinde Eylül ve sonraki süreçler için ciddi hareketlenmeler bekliyorum.